Connect with us

Gündem

Ekrem İmamoğlu “Vız Gelir Tırıs Gider” Sözleri İçin Özür Diledi!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Karadeniz gezisiyle ilgili tartışma sürüyor.

Ekrem İmamoğlu

Son olarak Cumartesi günü İstanbul’da çiftçilere yazlık sebze fidesi dağıtım programında konuştu. Konuşma sırasında yaşanan tartışmalara da değinen İmamoğlu, “Ben çiftçi çocuğuyum, benden kibir doğmaz” dedi:

“Bu yakıştırmaları yapan arkadaşlardan sadece ve sadece dün bir konuşmada yaptığım vız gelir tırıs gider lafından dolayı özür diliyorum. Ama onun ötesinde yapılan bütün konuşmalarımın ve eylemlerimin arkasındayım. Eleştiri hakkı ebette ki bütün vatandaşlarımızda vardır ama ben dostluklarımı, üç buçuk yıldır elde ettiğim yol arkadaşlığımı, bir fotoğrafla terk edilsin diye elde etmedim.

“Elbette bir fotoğrafla linç edilen, artık yok sayılan, tabiri caizse kaptanlığını yaptığım gemiden, otobüsünden inilen, oy vermem denilen bir kişi durumuna düşürülürse insanın kalbi kırılıyor, canı yanıyor, birkaç cümle de yanlış laf kurabiliyorum. O yanlış kurduğum cümleler için özür diliyorum sadece, onun altını çizeyim.”

İmamoğlu, konuşmasının sonuna doğru da “Benimle dertleşmek, eleştirisini bana söylemek ve dostça, yol arkadaşı olarak, ilkeleri doğrultusunda, uygarca duygularını bana aktarmak isteyen herkesi 19 Mayıs’ta tespit edeceğim bir ortama davet edeceğim, hepsini tek tek dinleyeceğim. Uygar bir biçimde de cevaplarını vereceğim.” açıklaması yaptı. Davetin basına kapalı olacağını belirtti.

“Bu süreci büyük bir seferberlik süreci olarak kabul ettiklerini” belirten İmamoğlu, bu sürecin “bu tür aksaklıklara uğramaması için hassas olmak gerektiğini hatırlatıyoruz” dedi:

Advertisement

“Akıllı olun dememin altında yatan da gerçek akıldır, ayar veren akıllı olalım kavramı değildir.”

İmamoğlu, isim vermeden de olsa İstanbul Büyükşehir Belediye Sözcüsü Murat Ongun’un “O tartışmaları önemsemiyoruz” sözleriyle ilgili de konuştu; konunun tek muhatabının kendisi olduğunu söyledi ve “Yol arkadaşlarım, kurumumu temsil eden kimse bu konuyla ilgili tek bir cümle etmeyecek, edemez.” dedi.

Cuma günü İsmail Küçükkaya’ya konuşan Ongun, “Biz o tartışmaları önemsemiyoruz. Medyanın kendi içerisindeki tartışmalar olarak değerlendiriyoruz. Bu eleştiriler 200-300 kişinin kendi arasındaki yorumları, eleştirileridir. Biz bunu çok da önemsemiyoruz doğrusu. Biz Twitter’a bakmıyoruz” demiş; geziye Hande Fırat’ı da davet ettiğini belirtmişti.

Tartışma nasıl başladı?
Ekrem İmamoğlu, Ramazan Bayramı vesilesiyle hafta başında Karadeniz turuna çıkmış; Çayeli, Pazar, Ardeşen, Fındıklı ilçelerinin ardından Artvin Arhavi, Hopa, Kemalpaşa ve son olarak Trabzon’da meydan konuşmaları yapmıştı.

Trabzonspor Kulübü’nü ziyaret ederek 38 yıl sonra gelen şampiyonluğunu tebrik etmişti.

Advertisement

Seyahate davet edilen gazeteciler arasında ise hükümete yakın olmakla eleştirilen Nagehan Alçı, Hürriyet Gazetesi’nin uzun yıllar genel yayın yönetmenliği yapmış olan Ertuğrul Özkök, Milliyet gazetesinden Selay Saykal, iktidara yakın olmakla bilinen Türkiye gazetesi ve TGRT’den de Ziya Osman Açıkel ile, başbakanlığı döneminde Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanlığı yapmış olan ancak son dönemde daha muhalif bir çizgi izleyen Karar gazetesinde yazan Akif Beki de vardı.

Bu gazetecilerin yer aldığı fotoğrafın sosyal medyada paylaşılması üzerine İmamoğlu’nu destekleyen birçok kişi, duruma tepki gösterdi. Tepki gösterenlere bazı ünlü isimler de katıldı.


Bu paylaşımlar ve eleştiriler üzerine İmamoğlu, 6 Mayıs’ta katıldığı, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamlarının yıldönümünde düzenlenen “Tam Bağımsız Türkiye Yolunda Denizlerin Sonsuzluğa Uzanışının 50. Yıl Dönümü Anma Etkinliği’nde “Bir fotoğraf üzerinden kurban etmeye çalışan insanlar olabilir, ne yazık ki anlık hırslarına yenilen insanlar olabilir, başkalarının değirmenine su taşıdıklarının farkında olmayanlar olabilir, farkında olup yapanlar da olabilir. Ama bu kardeşiniz için vız gelir tırıs gider, hiç umurumda değil.” demiş ve eklemişti:

“Ya ‘bu insan ne yapmak istiyor’u daha anlamadan, anlamaya çalışmadan bu tarz girişimleri yapanları akıllı olmaya davet ediyorum. Çünkü bizim başarmaktan başka şansımız yok.”

Hemen ardından da Murat Ongun’un sözleri gelmişti.

Advertisement

Bunun üzerine eleştirilerin dozu arttı, İmamoğlu’na kendisini eleştirenlere karşı “kibirli davrandığı” gerekçesiyle tepki gösterildi.

İmamoğlu’nun özrü de bu tepkilerin ardından geldi.

Trabzonsporluluk ve ‘gazeteciler arası ayrımcılık’ tartışması
Aslen Trabzonlu olan İmamoğlu’nun, İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı olarak Trabzonspor’un şampiyonluğunu kutlaması da tepkilere yol açmıştı.

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç da, bu konuyla ilgili Cumartesi günü yapılan Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu’nun Nisan ayı olağan toplantısında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na tepki gösterdi ve “Umarım Fenerbahçelilerin, Ekrem İmamoğlu’na hangi şehrin belediye başkanı olduğunu hatırlatma günleri gelmez. Uğur Bey forma verdi, ben olsam vermezdim. Ancak niyeti kötü değildi. Ziyaretçisinin niyeti kötüydü” dedi.

AKP döneminde başlayan ve belli bazı köşe yazarların, Ankara temsilcilerinin ve genel yayın yönetmenlerinin gezilere davet edilmesi uygulaması da, gazetecilik mesleği ilkeleri açısından tartışılıyordu.

Advertisement

İmamoğlu’nun da buna benzer isimlerle aynı uygulamayı devam ettirmesi, eleştirilere yol açtı.

Karadeniz gezisini takip eden Tele1 muhabiri Engin Açar da, geziyi takip eden muhabirlerin “ayrımcılığa” uğradığını yazdı:

“[Uçaktan] indiğimizde gördüğüm tablo, ‘ayrımcılığın’ tesadüf olmadığını düşündürüyordu. Bekleyen üç basın aracı vardı. İkisi yarım otobüs şeklinde bizim içinde bulunduğumuz araçtı. Diğeri ise lüks marka ve konforlu bir VIP minibüstü. VIP lüks minibüs Ertuğrul Özkök, Nagehan Alçı, İsmail Saymaz, Akif Beki, Özlem Gürses gibi belirli gazetecilere ayrılmıştı. Onlar bu araçla programı takip etti. Can sıkıcı bir durumdu. Yapılan bu ayrım, geziyi takip edilen diğer gazetecilerin tepkisine de neden oldu.”

Uzun yıllar gazetecilik yapmış olan bazı isimler de bu uygulamayı sosyal medya üzerinden eleştirdi.

Advertisement

Gündem

Yıl Sonuna Kadar Otomobile Yüzde 20 Zam Bekleniyor!

Yıl sonuna kadar sadece enflasyondan kaynaklı otomobile en az yüzde 20 zam bekleniyor.

Otomotiv Sektörü

Döviz kuruna bağlı bir sektör olan otomotivde, kur zamları yeniden devreye girdi. 5 Mayıs’tan bugüne dolar/TL kuru yüzde 7 artarken, Euro/TL ise yüzde 7,2 arttı.

Markaların geçen hafta kur farkını fiyatlara yansıttığı görüldü. Dünya’dan Aysel Yücel’in haberine göre Honda’da fiyatlar geçen hafta yüzde 3-4 artarken, Fiat, Nissan ve Renault’da da benzer artışlar yaşandı. Örneğin önceki hafta 313 bin TL olan Renault Clio’nun baz versiyonunun (Joy 1.0 Sce 65 bg) liste fiyatı, geçen hafta 327 bin 900 TL olarak güncellendi.

Yapılan zamlar sonrası vergi dilimi değişen bazı modellerde zam oranı çok yüksek oldu. Renault Taliant’ın baz versiyonunun fiyatı geçen hafta 31 bin TL zamlanarak 355 bin TL’ye çıktı. Önceki hafta 593 bin 700 TL olan Honda Civic’in (1.5L VTEC Turbo Eco-Premium) fiyatı, 35 bin TL zamlanarak geçen hafta 629 bin 400 TL’ye çıktı.

Kur artışının dışında markalar maliyet artışlarını da fiyatlara yansıtmaya devam ederken, yıl sonuna kadar en az yüzde 20 zam bekleniyor.

Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER) Başkanı Dr. Altuğ Erciş, Merkez Bankası’nın açıklamaları doğrultusunda yıl sonuna kadar sadece enflasyondan kaynaklı otomobile en az yüzde 20 zam beklendiğini söyledi. Erciş, bu yılın başından bu yana yapılan zamların da yaklaşık yüzde 20 olduğunu söyledi.

Advertisement
Devamını Oku

Gündem

Maymun Çiçeği Hastalığı Türkiye’de Görüldü mü? Bakanlık Açıklama Yaptı!

Avrupa başta olmak üzere dünya genelinde artan maymun çiçeği virüsünün Türkiye’ye de sıçradığı iddia edildi. Ancak Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada bu iddia reddedildi.

Maymun Çiçeği Hastalığı

Avrupa’da İngiltere başta olmak üzere çok sayıda ülkede maymun çiçeği virüsü görülmesi, panik yarattı. Korona salgınından sonra yeni bir salgına karşı önlem almak isteyen yetkililer çalışmalarını hızlandırırken, dün maymun çiçeği virüsünün Türkiye’de de görüldüğü iddia edildi.

BAKANLIK’TAN YALANLAMA GELDİ
Sağlık Bakanlığı, toplumda korku yaratan bu iddiaya ilişkin yalanlamada bulundu. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, “Ülkemizde bugüne kadar maymun çiçeği vakası görülmemiştir” ifadelerine yer verildi.

ABD’DE DE İLK VAKA TESPİT EDİLDİ
Diğer yandan Amerika Birleşik Devletleri’nde ilk maymun çiçeği vakası dün görüldü. New York Sağlık Departmanınca yapılan açıklamada, eyalet sınırları içerisinde ilk defa bir kişide maymun çiçeği virüsüne rastlandığı, hastayla temas halinde olabilecek kişilere ulaşılmaya çalışıldığı ifade edildi. Yetkililer tarafından yapılan ayrı bir duyuruda ise söz konusu kişinin izole edildiği ve tedavisine başlandığı belirtildi.

MAYMUN ÇİÇEĞİ VİRÜSÜ NEDİR, NASIL BULAŞIR?
Endemik bir virüsün neden olduğu nadir hastalıklardan biri olarak bilinen maymun çiçeği, Kongo ve Batı Afrika türü olmak üzere ikiye ayrılıyor. Virüsün Kongo türünün yüzde 10’a kadar ölüm riski bulunurken Batı Afrika türünün ise her 2 vakadan birinde yüzde 1 ölüm oranına sahip olduğu biliniyor.

Genellikle hayvandan insana ve nadiren insandan insana yakın temasla bulaşan virüs, vücutta yüksek ateş ve kaşıntılı kabarcıklara yol açabiliyor.

Advertisement
Devamını Oku

Gündem

Deva Partisi’nin Adayı Kim Olacak? Kulislerde Bomba İddia!

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, altılı masadan ortak bir aday çıkarılmadığı takdirde kendisinin aday olacağını söylemesinin ardından çok konuşulacak bir iddia ortaya atıldı. Kulislerden sızan bilgilere göre Ali Babacan’ın aday olmaması durumunda DEVA’nın adayı Abdullah Gül olacak.

Ali Babacan

Muhalefet partilerinin 2023 seçimlerine hangi adayla gireceği çok merak ediliyor. CHP’nin bir dönem Abdullah Gül’ü aday olarak düşündüğü iddiası parti tabanından tepki görürken, 6’lı masa hakkında bomba bir iddia daha ortaya atıldı.

VALİLİKLE ALAN TARTIŞMASI YAŞADILAR
Gazete Duvar’da yer alan habere göre ilk mitingini dün Antep’te yapan DEVA’da valilikle yaşanan alan tartışmasının il teşkilatını daha fazla motive ettiği ortak görüştü. İl yöneticileri, bu durumun hem kendilerini hem de üyelerini daha da şevkle çalışmaya sevk ettiğini söylüyorlardı. Miting öncesi de birinci gündem buydu.

İLK TERCİHLERİ ALİ BABACAN
Ancak parti kulislerinde konu dolaşıp yine cumhurbaşkanlığı adaylığına geldi. Bir il yöneticisi, bu konuda kişisel tercihinin doğal olarak Genel Başkan Ali Babacan olacağını söyledi.

ABDULLAH GÜL İSMİ TAMAMEN RAFA KALKMADI
Peki, olur da ‘ikinci bir isim’ konuşulması gerekirse? O zaman da artık pek de gündeme gelmeyen bir ismi söyledi: Abdullah Gül. Gül, DEVA’nın kuruluşunda beklenenin aksine mesafeli bir duruş sergilese de parti içinde tamamen gündem dışı kalmamış gibi görünüyor.

Devamını Oku

Gündem

Cumhurbaşkanlığı Seçimleri 2. Tura Kalırsa Sonuç Ne Olur? İşte Araştırma Sonuçları!

MetroPOLL, cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci tur senaryosunda kimin hangi oy alacağına ilişkin anket yaptı.

Seçim

MetroPOLL Araştırma, cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci tur senaryosunda kimin hangi oy alacağına ilişkin anket yaptı. Buna göre, ikinci turda Recep Tayyip Erdoğan’ın oy oranı, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener’in gerisinde kalıyor.

Sonuçlara göre, ikinci turda kararsızlar ve protesto oylar hesap edilmediğinde yüzde 50’yi geçen tek isim Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş oluyor. Erdoğan’ın Yavaş karşısındaki oy oranı yüzde 36,5.

Erdoğan’ın ikinci turda olası rakipleri karşısında aldığı oy oranları ise şöyle:

MetroPOLL, cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci tur senaryosunda kimin hangi oy alacağına ilişkin anket yaptı.
Devamını Oku

Gündem

Devlet Bahçeli’den NATO Uyarısı! Bunun Sonu Topyekün Savaştır!

Partisinin grup toplantısında İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği tartışmalarını değerlendiren MHP lideri Bahçeli, “Rusya-Ukrayna savaşı bitmeden NATO’ya yeni üye katılımı dünyayı yeni bir ateşe sürükleyecektir. Avrupa’nın güvenlik haritasını güncellemekle kalmayacaktır. Herkesi uyarıyorum, bunun sonu barış değil, topyekûn savaştır” dedi.

Devlet Bahçeli

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM’de grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına 14 Mayıs’ta açılışı yapılan Rize-Artvin Havalimanı ile başlayan hedefinde muhalefet vardı.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun üç davadan aldığı 4 yıl 11 ay hapis cezasının Yargıtay tarafından onanmasını değerlendiren MHP lideri Bahçeli’nin hedefinde karara itiraz eden CHP ve diğer siyasi partiler vardı. “Türk yargısı hükmünü vermiş ve konu kapanmıştır” diyen Bahçeli, “Ne var ki adalet ve hukuku temelinden istismar eden CHP Genel Başkanı karar açıklanır açıklanmaz soluğu milletvekilleri ile birlikte İstanbul’da almış, şov sahnesine çıkmıştır. İstanbul’a doğru bir kez daha yalın ayak yürür diye bekliyorduk fakat bunu göze alamadığını ve cesaret edemediğini de görmüş olduk” dedi

İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği tartışmalarını da değerlendiren Bahçeli “Rusya-Ukrayna savaşı bitmeden NATO’ya yeni üye katılımı dünyayı yeni bir ateşe sürükleyecektir. Avrupa’nın güvenlik haritasını güncellemekle kalmayacaktır. Herkesi uyarıyorum, bunun sonu barış değil, topyekun savaştır. Türkiye hak ve hukukun yanındadır”

Bahçeli’nin konuşmasından satırbaşları:

Advertisement

“DEDELERİ KARADAN GEMİ YÜRÜTEN BİR MİLLET…”

  • Türkiye hak ettiği seviyelere aşama aşama ulaşmaktadır. Zorlu şartlara rağmen ülkemiz dev bir şantiye görüntüsündedir. Ekonomik büyüme yolunda atılan sağlam adımlar umutlarımızı kamçılamaktadır.
  • 14 Mayıs günü, muazzam bir yatırımın açılışına tanıklık ettik. Rize-Artvin Havalimanı vuslatın sıcaklığını, uzakları yakın ederek takviye edecektir. Bu havalimanı Doğu-Batı üzerinde bir geçiş köprüsü olarak sivrilmiştir.
  • Dedeleri karadan gemi yürüten bir milletin, şanlı ve şerefli mazimizin zincirleme devam ettiğinin göstergesidir. Yıllık 3 milyon yolcu kapasiteli Rize-Artvin Havalimanı’nın hayırlı olmasını diliyorum.
  • Başta sayın Cumhurbaşkanımıza, emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum. Düzenlenen törene katılan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e de gönülden teşekkür ediyorum.

“İKTİDAR RUHSATI ALMALARI MÜMKÜN DEĞİLDİR”

  • Siyasi ve fikri görüş ayrılıkları ortak milli ve manevi değerlerin önünde engel teşkil etmemelidir. Milletimizin haklı gururunu paylaşmaktan saklananlar siyasetsizliğin tarafıdır.
  • Türkiye’ye ve Türk milletine dev eserler kazandırmanın neresi yanlıştır? Yerli ve yabancı husumet odaklarına, ülkesinin gelişmesine tahammülsüz bir muhalefet anlayışını sakat değerlendiriyoruz.
  • Fuzuli suçlamalar, şikayetler makul ve mantıklı değildir. Zillet ittifakı yıkmaktan, bozmaktan, akıntıya karşı kürek çekmekten başka bugüne kadar ne söylemiş, ne önermiştir? Bu muhalefet ziyandadır, zillettedir, iktidara değil ülkesine ve milletine muhaliftir.

Geçtiğimiz hafta sonu zillet partileri başkanlarından birisi, ‘Seçime 1 yıl kaldı, sonra her şeyi değiştireceğiz’ diye konuşmuş. Bunlar değiştirse değiştirse parti, ülke, fikir değiştirirler. Vesayet altında bulunan, statüko labirentinde sıkışan zihniyetin iktidar ruhsatı alması mümkün değildir.

“İSTANBUL’A DOĞRU YALIN AYAK YÜRÜR DİYE BEKLİYORDUK…”

  • CHP’nin İstanbul İl Başkanı ile ilgili Yargıtay tarafından verilmiş kararın ithamında zillet ortak paydasında buluşan bütün partiler ağız birliği halinde aynı kaftana sarılmışlardır.
  • Bizim doğrudan muhatabımız söz konusu marjinalleşmiş ve kriminal bir vaka haline gelmiş il başkanı değildir, nihayet Türk yargısı hükmünü vermiş ve konu kapanmıştır.
  • Ne var ki adalet ve hukuku temelinden istismar eden CHP Genel Başkanı karar açıklanır açıklanmaz soluğu milletvekilleri ile birlikte İstanbul’da almış, şov sahnesine çıkmıştır.
  • İstanbul’a doğru bir kez daha yalın ayak yürür diye bekliyorduk fakat bunu göze alamadığını ve cesaret edemediğini de görmüş olduk.

“KILIÇDAROĞLU, SUSMA, SİNME ÇIK KARŞIMIZA”

  • CHP’nin İstanbul İl Başkanı kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret etmiş, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni alenen aşağılayarak seri katil demiş, suç işlemiştir. Cumhurbaşkanına ağzımıza alamadığımız şekilde hakaret ederek suç işlemiştir. Sonuç itibariyle zanlının toplam 3 ayrı suçtan aldığı hapis cezaları onanmıştır.
  • CHP Genel Başkanı bize açık açık söylemelidir; Türk devletine seri katil iftirasının yanında mıdır karşısında mıdır? Sayın Kılıçdaroğlu susma, sinme, saklanma, çık karşımıza… Bu ihanete, melanete, bu suça sen de ortak sayılırsın.

“İL BAŞKANI İÇİN SİYASET YOLU KAPANMIŞTIR”

  • Kılıçdaroğlu, zulme son vereceklerini iddia etti. Yine sap yiyip saman savurdu. Bebek katillerinin posteri altında konser verenlere sahip çıkmak, zulmün ta kendisidir. Zulüm devlete katil demektir. Zalim ise buna gönüllü destek olandır. Zalimi görmek istersen, zulmü görmek istersen, Türkiye Cumhuriyeti düşmanlarıyla çektirdiğin fotoğraflara bakman yeterlidir.
  • İstanbul İl Başkanı için siyaset yolu kapanmış, artık siyaset yasağıyla tasfiye olduğu hukuken netleşmiştir. Bu kapsamda kesinleşen ceza bir yıldan fazla olduğu için tartışmaya mahal kalmamıştır.
  • Kim olursa olsun bunun bedeline katlanmak zorundadır. Herkes haddini bilsin, hukukun sınırlarını zorlamayı aklından bile geçirmesin. Bu devlet sokakta bulunmadı, istikbalimiz spot piyasadan alınmadı. Hiçbir vatan evladı zillete boyun eğmeyecektir.

“HERKESİ UYARIYORUM; BUNUN SONU TOPYEKUN SAVAŞTIR”

  • İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyesi olmasıyla ilgili sürecin tartışmaya açılması Ukrayna savaşının dozajında, şiddetinde azalmaya değil artışa, kronikleşmesine hatta küreselleşmesine yol açabilecektir.
  • Rusya’nın itirazlarından birisi NATO’nun doğuya genişleme stratejisidir. MHP, NATO’nun genişleme ve doğuya açılma stratejisini oldukça mahsurlu değerlendirmektedir.
  • Finlandiya ile İsveç’in NATO’ya alınması savaşın uzaması ve daha geniş coğrafyaya yayılması demektir. Finlandiya ve İsveç’in Türkiye düşmanlarına nasıl kucak açtığı bilinmektedir.
  • Kimse bize hikaye anlatmasın, Viking mantığı vandal mantığıdır. Yüce kitabımız Kur’an’ı yakanların bize laf yetiştirmeye ne yüzleri olacak ne de yürekleri yetecektir.
  • İsveç ve Finlandiya’nın bekleme odasına alınması doğru karardır. İsveç ve Finlandiya’nın NATO adaylığı zamansız ve yersizdir. MHP, üye olmalarına karşıdır. Türkiye’nin tavrı bellidir.
  • Rusya-Ukrayna savaşı bitmeden NATO’ya yeni üye katılımı dünyayı yeni bir ateşe sürükleyecektir. Avrupa’nın güvenlik haritasını güncellemekle kalmayacaktır. Herkesi uyarıyorum, bunun sonu barış değil, topyekun savaştır. Türkiye hak ve hukukun yanındadır.
Devamını Oku
Reklam

Çok Okunanlar