İsrail ve ABD’nin, Tahran ile Washington arasında müzakereler devam ederken 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı askeri saldırı, bölgede tansiyonu zirveye taşıdı. İran ise bu saldırılara karşılık olarak yalnızca İsrail’i değil, aynı zamanda ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’de belirlenen hedefleri vurdu.
Saldırıların bilançosu ise oldukça ağır oldu. İranlı yetkililerin açıklamasına göre, ABD ve İsrail’in düzenlediği operasyonlarda aralarında üst düzey isimlerin de bulunduğu çok sayıda kişi hayatını kaybetti. Ölü sayısının 1348’i aştığı, yaralı sayısının ise 17 bini geçtiği bildirildi.
ABD Basınından Kritik Operasyon İddiası
Savaş tüm şiddetiyle devam ederken, ABD basınında dikkat çeken yeni iddialar gündeme geldi. ABD merkezli medya kuruluşlarına konuşan kaynaklar, İran’a yönelik olası bir askeri operasyon planının değerlendirildiğini öne sürdü.
İddialara göre plan, Ortak Özel Operasyonlar Komutanlığı (JSOC) tarafından yürütülebilecek bir operasyonu kapsıyor. Bu operasyonun temel hedefinin ise İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu ele geçirmek olduğu ifade ediliyor. Ancak henüz bu planla ilgili nihai bir karar alınmış değil.
İran’a Asker Gönderme Seçeneği Masada
ABD’li yetkililer, İran’a yönelik farklı askeri senaryoların değerlendirildiğini belirtiyor. Bu senaryolar arasında Amerikan askerlerinin sınırlı sayıda İran topraklarında konuşlandırılması da yer alıyor.
Planlar arasında özellikle Hürmüz Boğazı’nda güvenliğin sağlanması amacıyla İran limanları veya Basra Körfezi’ndeki küçük adalara asker konuşlandırılması dikkat çekiyor. Ayrıca İran’ın nükleer faaliyetlerini sınırlamak amacıyla uranyum stoklarının ele geçirilmesi ve petrol tesislerinin kontrol altına alınması da seçenekler arasında bulunuyor.
Yetkililer, bu planların Irak veya Afganistan’daki gibi geniş çaplı bir kara harekâtını içermediğinin altını çiziyor.
Yer Altı Tesislerine Operasyon İhtimali
Uzmanlara göre, savaşın seyrini değiştirebilecek en kritik senaryolardan biri, ABD ve İsrail özel kuvvetlerinin İran’ın güçlendirilmiş yer altı tesislerine yönelik operasyon düzenlemesi.
Bu tür bir operasyonun, İran’ın nükleer kapasitesini doğrudan hedef alacağı ve bölgedeki dengeleri kökten değiştirebileceği değerlendiriliyor.
Hürmüz Boğazı Krizi Derinleşiyor
Öte yandan, küresel enerji arzı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı da krizin merkezinde yer alıyor. ABD yönetiminin, İran’ı boğazı yeniden açmaya zorlamak amacıyla daha kapsamlı askeri seçenekleri değerlendirdiği öne sürülüyor.
İran petrol ihracatının büyük bölümünün geçtiği Hark Adası da olası hedefler arasında gösteriliyor. Beyaz Saray’ın kara operasyonu dahil olmak üzere birçok senaryoyu masada tuttuğu ifade ediliyor.
Bölgede yaşanan bu gelişmeler, İran-ABD-İsrail hattındaki gerilimin daha da tırmanabileceğine işaret ederken, olası yeni adımların küresel dengeleri etkilemesi bekleniyor.
