İBB'nin Kitap Katliamı Meclis Gündeminde!

Tarih : 13 Kasım 2020, Cuma 12:16 Son Güncelleme : 13 Kasım 2020, Cuma 12:16
İBB'nin Kitap Katliamı Meclis Gündeminde!

‘İBB’den kitap katliamı’ adlı haberi İBB Meclisi’nde gündeme geldi. Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy konu hakkında soru önergesi verdi. Arısoy, "Önceki yönetimin izini, başarılarını silmek ve hakikati saklamak üzere bir sansür politikası benimsediğini görenler bundan sonra size ve sözlerinize güvenebilirler mi?" ifadelerini kullandı.

Kaynak : Siyaset Alemi Editör : Siyaset Alemi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu Ocak ayında 200 bin kitap kütüphaneleriyle buluşuyor" kampanyası yapacağını duyurdu. 30 Mart-5 Nisan tarihleri arasında kutlanan 'Kütüphaneler Haftası' kapsamında kütüphane, okul ve üniversitelere kitap gönderileceği belirtildi. 16 Mart'ta toplanan taleplerin son bulduğu tarihten sonra 10 Eylül'de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu 200 bin kitabın dağıtımına başlandığını duyurdu. 


Sabah gazetesinin 19 Ekim'de yayınladığı haberde 'İBB'den kitap katliamı' başlıklı haberi ise teslim edilen kitapların içeriğinde künyesinin ve geçmiş dönem İBB Başkanlarına ait görsel ve sunumlarının olduğu ilk 15 sayfasının yırtıldığını duyurulmuştu. Kitap katliamına yönelik bilgiler İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi'nin 12 Kasım'da yapılan 3'üncü bileşiminde Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy tarafından gündeme getirildi.

KÜNYESİZ KİTAP BİR HİÇTİR

Arısoy söz konusu skandalla alakalı olarak, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu bundan 2 ay önce 10 Eylül günü yaptığı açıklamada '200 bin kitap kütüphaneleri ile buluşuyor' sloganı ile organize edilen proje kapsamında başvuran 2 bin 317 kütüphaneye İBB yayını olan çoğu İstanbul'la ilgili 200 bini aşkın kitap gönderileceğini, bu kitapların birbirinden güzel, çok kıymetli, kütüphaneleri çok zenginleştirecek nitelikte olduğunu söyledi. Ancak kitaplar adreslerine varınca, kavuşma sevinci ile kapaklarını çevirenler künye sayfalarının koparıldığını fark ettiler. Falçatayla başlandığı sonradan daha profesyonel davranıp matbaa giyotini ile devam ettiği anlaşılan bu kıyımın sebebi belli ki önceki dönemde kitapları hazırlayan, yayınlayan ve yeni yönetime emanet edenlerin ismini unutturmaktı. 

Eserin hazırlanıp yayınlanmasında, emeği, katkısı olanları bildiren künye sayfaları bir kitabın kimliği niteliğindedir. Kitap künyesi ile bibliyografya, katalog indeks ve arşivlere girer, referans gösterilir, atıf yapılır. Künye sayfası olmayan kitap kimliksizdir. Ayrıca basın kanunu herhangi bir sereli ve süresiz eserin yayınından sorumlu olanların bildirilmesini mecbur tutar. AK Parti döneminde yayınlanan kitaplar sayın başkanın da belirttiği gibi çok güzel ve kıymetli eserlerdir. Zaten öyle olmasa sayın başkan bu kitapları dağıtmaya layık görmez, gönül rahatlığıyla içlerine ismini ve sözlerini taşıyan ayracı koymazdı. 

Aynı ayrı ayraçta 'medeniyet ve hoşgörü değerlerini yaymak için çalışıyor ve bunun için yayınlıyoruz' diyor Sayın Başkan. Önceki yönetimin yaptığı iyi işleri sahiplenmek güzel, bu işleri yapanların isimlerine tahammül göstermemek ise can sıkıcı, ümit kırıcı, geçmişe dair izlerini silmek, tarihte çeşitli çeşitli biçimlerde karşımıza çıkan bir tutumdur. Bir anıt eserin kitabesini kazımak, böylece tarihini gizlemek neyse bir kitabın künye sayfalarını yok etmek de odur" diye konuştu.

'KESİLECEK CEZAYI HESAPLADINIZ MI?'

İBB yönetiminin gerçekleştirdiği bu kıyım karşısında şu sorularımın İBB başkanı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ve talep ederim diyen Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy şunları sordu:

Kitapların sayfalarını koparmak her şeyden önce size emanet edilen kültür mirasına saygısızlık anlamına gelmiyor mu?
Tarihi kendinizde başlatmak size bu mirası bırakanların onca emeklerini katkılarını yok saymak kadirşinaslıkla bağdaşır mı?
Künye sayfalarını falçata ve matbaa giyotini ile kopararak medeniyet ve hoşgörü değerlerini yaşayacağına gerçekten inanıyor musunuz?
Önceki yönetimin izini, başarılarını silmek ve hakikati saklamak üzere bir sansür politikası benimsediğini görenler bundan sonra size ve sözlerinize güvenebilirler mi?

Kitaplarla birlikte gönderdiğiniz Nutuk kitabının da künye sayfalarını koparmayı düşünebilir misiniz?
Sizden sonra gelenler bu kitaptan isminizi çıkarsalardı ne hissederdiniz?
Okuyucuların kimlik bilgilerini aramayacağını düşünmek onları hafife almak değil midir?
Sayfaların koparılmış olduğunu fark eden her okuyucunun hafızasında iz silelim derken kötü iz bırakan yönetici olarak kalma ihtimali dikkate aldınız mı?

Bu kitapları, katalog, indeks ve arşive girmek isteyenler, referans göstermek, atıf yapma ihtiyacı duyanların ne yapması gerektiğini düşündünüz mü?
Basın kanuna göre künyeleri yok edilen her eser için İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne taahhuk edilecek cezanın miktarını hesapladığımız mı?