Connect with us

Gündem

İbrahim Kalın’dan Başkanlık Sistemi Yorumu! En Büyük Faydası…

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, başkanlık sisteminin ülke tarihinde yeni bir sayfa açtığını belirterek, “Başkanlık sisteminin ülkemize kazandırdığı en önemli unsurlardan bir tanesi, koalisyon yani zayıf hükümetler dönemini sona erdirmesi oldu. Geçmişte zayıf koalisyon hükümetleri sebebiyle demografik yapısı, seçimler, siyasi partilerin durumları, ülkemiz çok büyük krizler ve ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kaldı, başkanlık sistemi bunu tamamen ortadan kaldırdı“ dedi.

İbrahim Kalın

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Sakarya’da üniversite öğrencileriyle bilim, kitap, sanat, film, spor ve kariyer festivalinde bir araya geldi. Programa, Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım, AKP Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Erenler Belediye Başkanı Fevzi Kılıç, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Pek çok konuda öğrencilere tavsiyelerde bulunan Kalın, ilim arayışının temelinde kendini bilme, kendini tanıma arayışının olması gerektiğini vurgulayarak, tüm bilgilerin nihai amacının insanın kendini bilmesi olduğunu söyledi.

“DEMOKRATİK SİSTEM İÇERİSİNDE KUVVETLER AYRILIĞINI DAHA DOĞRU ZEMİNE OTURTAN BİR SİSTEMDİR”

Başkanlık sistemine değinen Kalın, “Başkanlık sisteminin ülkemize kazandırdığı en önemli unsurlardan bir tanesi, koalisyon yani zayıf hükümetler dönemini sona erdirmesi oldu. Demokratik sistem içerisinde kuvvetler ayrılığını daha doğru zemine oturtan bir sistemdir başkanlık sistemi yani yönetim ile Cumhurbaşkanlığı ile yasamayı net bir şekilde birbirinden ayıran aslında ikisi arasında uzlaşıyı ön gören, tavsiye eden hatta zorlayan yani uyum halinde çalışmalarını kolaylaştıran ve gerekli hale getiren bir sistemdir. Geçmişte zayıf koalisyon hükümetleri sebebiyle demografik yapısı, seçimler, siyasi partilerin durumları, ülkemiz çok büyük krizler ve ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kaldı, başkanlık sistemi bunu tamamen ortadan kaldırdı” dedi.

“BU SİSTEM TÜRKİYE’DE YÖNETİM TARİHİMİZDE YENİ BİR SAYFA AÇTI”

Başkanlık sisteminin ülke tarihinde yeni bir sayfa açtığını belirten Kalın, “Bir diğer önemli olan da Cumhurbaşkanı doğrudan halkın seçmesi aynı zamanda Cumhurbaşkanı çok önemli bir yetki vermek anlamına geliyor. Halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanının tamamen simgesel, onursal görev üstlenmesi halkın iradesiyle uyumlu olmayan bir yaklaşım olurdu. Halk bir kişiye Cumhurbaşkanı olarak yetki veriyorsa bunu kullanması yönünde de bir görev tanımı ister isteme bekleyecektir. Dolayısıyla bu sistem Türkiye’de yönetim tarihimizde yeni bir sayfa açtı ve hamdolsun şu ana kadar da iyi gidiyor. Tabii ki Türkiye’de sistemin önceki dönemlerinde kalma bir takım alışkanlıklar, bir takım eksiklikler var. Bunu da bildiğiniz gibi geçen sen cumhurbaşkanımız talimatıyla mevcut sistemin eksikliklerini gidermeye yönelik çalışma yapıldı Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay beyin başkanlığında orda ortaya çıkan neticeler, yapılan tavsiyeler ışığında da gerekli düzenlemeler zaten yapılmaya devam ediyor. Son tahlilde yönetim modelleri dinamik yapılardır, nasıl toplum dinamikse ihtiyaçları değişiyorsa yönetimlerinde ihtiyaçları doğrultusunda kendilerini güncellemesi gayet doğaldır, demokratik yapılarında en doğal yönlerinden bir tanesi bu anlamda da sistem her gün kendini yenilemeye devam ediyor” diye konuştu.

Advertisement

“ZİHNİN HAZLARI, BEDENİN HAZLARINDAN HER ZAMAN DAHA KALICIDIR”

Üniversite öğrencilerine öğütler veren Kalın, “Zihnin hazları, bedenin hazlarından her zaman daha kalıcıdır, daha derinliklidir. Bedenin hazları gelip geçicidir, ihtiyaçlara binaen ortaya çıkar ama zihnin hazları, paylaşınca azalmaz çoğalır ve tattıkça derinleşir, sizi kemale ulaştırır, zihniniz daha doğru düşünmeye başlar. Daha sakin, daha dingin bir muhakeme kabiliyetine kavuşursunuz. Dolayısıyla zorluklar, sınamalar, krizler karşısında daha dirençli, daha sakin, daha sükunet halinde olmaya başlarsınız ve bunlar size çok önemli zihinsel birtakım avantajlarda sağlar” şeklinde konuştu.

Gündem

Gaye Usluer Memleket Partisinden İstifa Etti!

Memleket Partisi Genel Başkan Vekili ve Parti Sözcüsü Prof. Dr. Gaye Usluer partisinden istifa etti.

Gaye Usluer

Memleket Partisi Genel Başkan Vekili, Parti Sözcüsü Prof. Dr. Gaye Usluer, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla partisinden istifa ettiğini duyurdu.

SOSYAL MEDYADAN DUYURDU

Gaye Usluer, Memleket Partsi’nden istifasını sosyal medyadan duyurdu. Usluer paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

Gün küçük olsun bizim olsun zamanı değil. Ya kazanılacak ya da kazanılacak bir seçim sürecinin içindeyiz. Aksi düşünülemez, düşünülmemeli.

Ülkemiz için köprüden önce son çıkış görünen, alternatif ya da aksini düşünmek bile istemeyeceğim sürece, isteyerek ya da istemeyerek olumsuz katkıda bulunuyor olmak en büyük endişem.

Advertisement

Bu duygu ve düşüncelerle Memleket Partisi’nden istifa ettiğimi bilgilerinize sunuyorum. Süreçteki yol arkadaşlarıma tek tek teşekkür ediyorum. Aydınlık bir Türkiye, çocuklarımız için aydınlık ve huzurlu bir gelecek dileklerimle saygılar sunuyorum.”

CHP’DEN İSTİFA EDEREK MEMLEKET PARTİSİ’NE KATILMIŞTI

CHP’den 25-26. Dönem Eskişehir Milletvekilliği yapan ve CHP PM üyesiyken, geçtiğimiz yıl Mayıs ayında partisinden istifa ederek Memleket Partisi Genel Başkan Yardımcısı olan Prof. Dr. Gaye Usluer’in, partisinden istifa ettiğini duyurdu.

2010 yılında siyasete atılan ve 2012 yılından 2021 yılına kadar CHP PM üyesi olan Prof. Dr. Gaye Usluer, geçtiğimiz yıl Mayıs ayında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla partisinden istifasını açıklamıştı. 2007 yılında çalıştığı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde Rektör adayı olan ve en çok oyu almasına rağmen Cumhurbaşkanı tarafından rektörlüğe atanmayan Usluer, CHP’den 25 ve 26. Dönem Eskişehir Milletvekilliği yaptı.

4 dönem de CHP Parti Meclisi Üyesi olan Gaye Usluer, CHP’den istifa ettikten sonra Muharrem İnce tarafından kurulan Memleket Partisi’ne geçmişti. Memleket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü görevlerini üstlenen Usluer, Memleket Partisi’nden de istifa etti.

Advertisement
Devamını Oku

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 3600 Ek Gösterge Açıklaması!

AKP Kızılcahamam Kampı’nda konuşan Cumhurbaşkanı ve parti başkanı Recep Tayyip Erdoğan, milyonlarca kişiye ilgilendiren 3600 ek göstergeyle ilgili yeni bir açıklama yaptı

Recep Tayyip Erdoğan

AKP Kızılcahamam Kampı’nda konuşan Cumhurbaşkanı ve parti başkanı Recep Tayyip Erdoğan, milyonlarca kişiye ilgilendiren 3600 ek göstergeyle ilgili yeni bir açıklama yaptı:

“Bilindiği gibi uzunca bir süredir çalışan ve emekli memurlarımızla ilgili 3600 ek gösterge diye bilinen bir hazırlık yürütüyoruz. Nihayet bu çalışmayı tamamladık ve Meclisimizin takdirine sunma safhasına getirdik. Yarın Bakanlar Kurulu toplantısının ardından bu hazırlığı detaylarıyla açıklayacağım.”

KİMLERİ KAPSIYOR? MAAŞLAR ARTACAK MI?

Milyonlarca memur ve memur emeklisini ilgilendiren 3600 ek gösterge için çalışmalarda sona gelindi. 3600 ek gösterge çalışması kamudaki öğretmen, polis, hemşire ve imam hatiplerle idari personeli kapsıyor. Yapılan çalışmalara göre öğretmen, polis ve dini yükseköğrenim görmüş imam hatiplerin 3.000 olan ek göstergesinin 3.600’e, 85 olan tazminat yansıtma oranının da 145’e çıkarılması durumunda 30 yıl hizmet süresi üzerinden emekli aylığında net bin 187 TL, emekli ikramiyesinde 44.500 TL artış olacak.

Devamını Oku

Gündem

Canan Kaftancıoğlu’nun Cezası Onandı! Silivriye Gönderildi…

4 yıl 11 ay hapis cezası Yargıtay tarafından onanan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu infaz işlemleri için İstanbul Adliyesi’ne geldi. İşlemleri tamamlanan Kaftancıoğlu, Silivri Cezaevi’ne gönderildi.

Canan Kaftancıoğlu

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanarak 6 Eylül 2019’da mahkumiyetine karar verilen davanın temyiz incelemesini 12 Mayıs’ta tamamladı.

‘Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret’ suçundan verilen 1 yıl 6 ay 20 gün, ‘Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılamak’ suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezaları onandı. ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ cezası ise 2 yıl 4 aydan 1 yıl 9 aya düşürülerek onandı.

‘Silahlı terör örgütü propagandası yapmak’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığı alenen tahrik etmek’ suçlarının unsurlarının oluşmadığı belirtildi.

“GEZİ DİRENİŞİ KUTLU OLSUN”

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu mahkeme kararının infazı işlemleri için bugün saat 11.30’da İstanbul Adliyesi’ne geldi. Kaftancıoğlu, adliye girişinde kısa bir açıklamada bulundu ve “Bugün Gezi’nin yıl dönümü. Hepimize Gezi direnişi kutlu olsun diyorum. Şimdilik böyle” dedi.

Advertisement

Beraberindekiler de Canan Kaftancıoğlu’yla birlikte savcılığa girmek istedi. Güvenlik görevlileri, grubu bariyerlerin dışında tutarak engel oldu. Canan Kaftancıoğlu daha sonra gelerek grubu sakinleştirdi.

Kaftancıoğlu’nun avukatı Doğuşcan Aydın SÖZCÜ’ye yaptığı açıklamada süreçle ilgili şunları söyledi:

– Yargıtay onamasından sonra sırasıyla İstinaf Mahkemesi kesinleşmeyi yaptı. Geçen hafta itibariyle dosyayı 37. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi. 37 Ağır Ceza Mahkemesi de bu sabah itibariyle infaz işlemlerinin gerçekleşmesi için infaz müdürlüğüne dosyayı göndermişti.

– Canan Hanım da şimdi geldi, gerekli işlemlerin başlaması için infaz müdürlüğüne başvurumuzu yapacağız. Devamında da çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Aydın, Kaftancıoğlu’nun işlemlerinin ardından cezaevine gideceğini, orada da denetimli serbestlik kapsamında serbest bırakılacağını söyledi.

Advertisement
Devamını Oku

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Nargile Sigaradan Daha Zararlı Hazırlıklarımız Var…

Dünya Tütünsüz Günü Gençlik Buluşması’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, stadyumdaki sigara kullanımı konusuna değindi. Erdoğan, “Sigaraya stadyumda devam ediliyor. Bunun kurusu, sulusu da var. Bira içenler var” ifadelerini kullandı. Nargilenin sigaradan daha zararlı olduğunu söyleyen Erdoğan, “Bu zarardan da milletimizi kurtarmak için inşallah bazı hazırlıklar yapıyoruz” dedi

recep tayyip erdoğan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Saray’da Dünya Tütünsüz Günü Gençlik Buluşması’na katıldı.

Erdoğan konuşmasında şunları ifade etti:

“ELİNDE SİGARA VARSA PAKETİ ALMAYA YELTENİYORUM CUMHURBAŞKANI OLARAK”

*Sigaranın kapalı mekandaki zararı açık mekandakine göre çok çok daha zararlı. Doktorun ilk sorusu ‘Sigara içiyor musun?’ Bunu kime soruyor, kanserli hastaya soruyor.

  • Sigara içiyorsa ‘Seni sevdiğimiz için gel sigarayı bırak’ diyorum. Elinde sigara varsa paketi almaya yelteniyorum Cumhurbaşkanı olarak. Yapmam gereken ne? Ona zarar verecek bir şeyi ondan almak. Burada ufak bir sigara müzesi de kurduk. ”

*Stadyumlar ile ilgili kararlar aldık. Stadyumlardaki olumsuz tezahüratların ortadan kalkması için hanımları da alalım, hani hanımları görünce belki erkekler olumsuz tezahüratta bulunmazlar ama nerede!

*Yine aynen devam ettiler. Ara verilmedi. Sigaraya gelince. Sigara konusunda ise stadyumlarda hiç mi hiç dinlemeden, kusura bakmasın benim vatandaşlarım kadını da erkeği de sigaraya stadyumlarda da devam.

Advertisement

*Onunla kalmıyor, işte bu kurusu… Sulusu da var. Buralarda yanında şişeleri ile gelip bütün polislere rağmen içeriye girip orada uygun yerlerde ne yazık ki biraysa bira, farklı farklı onları da içenler var.

“HEM KURU HEM SULU”

*Yani hem kuru hem sulu… Bunların hepsi kime zarar o stadyuma geleyim ben sporcuları seyredeyim diye oraya gelen benim vatandaşlarımın hepsine zararlı oluyor.

*Orada tezahüratlarda kötü tezahürata da neden oluyor ve zaman zaman stadyumlarda maalesef bakıyorsunuz kavgalar dövüşler bunlara da neden oluyor.

“NARGİLENİN SİGARADAN DAHA ÇOK ZARARI VAR”

Advertisement

*Nargile sigaradan daha az zararlı değil. Tam aksine daha çok zararı var. Bu zarardan da milletimizi kurtarmak için inşallah bazı hazırlıklar yapıyoruz. Çünkü onu da başarmamız lazım.

“SİGARADAKİ VERGİLERİ DEVAMLI ARTIRIYORUZ”

Sigaradaki vergileri devamlı artırdıklarını belirten Erdoğan, “Bundan dolayı da çok rahatsızlar. Hem sulu da artırıyoruz hem sigarada artırıyoruz. Hayret! Aç, sefil geziyor ama onu almaktan geri durmuyor. Rakıyı almaktan, birayı almaktan geri durmuyor” diye konuştu…

  • Elon Musk ile ilk görüşmemde sigara ile mücadeleye para harcamasını söyleyeceğim.
Devamını Oku

Gündem

İbrahim Kalın’dan Suriye Açıklaması! Kimseden İzin Alacak Değiliz…

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Kendi sınır güvenliğimizi korumak için ve bugüne kadar nasıl birtakım tedbirler aldık, askeri operasyonlar düzenlediysek, bundan sonra da bu yönde adımlar atmak Türkiye’nin en meşru hakkıdır, en meşru talebidir. Bu yönde biz kimseden izin alacak da değiliz” dedi.

İbrahim Kalın

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Ankara’da düzenlenen Başkent Kültür Yolu Festivali’nde katıldığı söyleşinin ardından basın mensuplarına gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

İsveç ve Finlandiya ile yaptığı görüşmeleri değerlendirmesi istenen Kalın, şunları kaydetti:

“Geçen hafta çarşamba günü Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal ile aynı zamanda Milli Savunma Bakan Yardımcımız ve ilgili kurumlarımızdan arkadaşlarımızla İsveç ve Finlandiya heyetlerini ağırladık. Orada biz konularımızı kendilerine açık, seçik ve detaylı bir şekilde anlattık. Beklentilerimizi içeren bilgi ve belgeleri kendilerine sunduk. O toplantıda birtakım iyi niyet beyanları yapılmış olmakla birlikte somut, ne yapılacağına dair bize bir geri dönüş olmadı. Bu süre zarfında özellikle bizim o görüşmeyi yaptığımız günün akşamı İsveç devlet televizyonunda PKK/PYD/YPG terör örgütünün eş başkanlarından birisi olan Salih Müslim’in mülakatının yayınlanmış olması, bu süreçle ilgili bakış açısını ortaya koyan sıkıntılı durumlardan biri. Burada terör nedir, terörizmle mücadele nasıl yapılır, terörün tanımı ilgili İsveç ve Finlandiya ne tür adımlar atacak, ne tür yasal mevzuat düzenlemeleri yapacakları ile ilgili bizim somut beklentilerimiz var. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, bir terör örgütüne farklı isimler altında açıkça destek veren, kapılarını açan, onlara; yasal, toplumsal, finansal imkanlar kazandıran ve ülkelerin bir güvenlik ittifakı olan NATO’ya bu konularda adım atmadan girmesini hayal etmek, tahayyül etmek elbette mümkün değil. Türkiye’nin bu konudaki tutumu son derece net. Türkiye’nin terörle ilgili endişelerini giderecek adımlar atılmadan bu sürecin ilerlemesi mümkün değil. Şimdi bu çerçevede bizim hem İsveç’e hem de Finlandiya tarafından beklentimiz bizim kendilerine sunduğumuz bilgiler ve belgeler ışığında, taleplerimiz doğrultusunda nasıl bir yol haritası izleyeceklerine, ne tür somut adımlar atacaklarına dair bir geri dönüş almak. Ancak bunu gördükten sonra sürecin bundan sonraki safahatıyla ilgili ne zaman, ne şekilde, hangi düzeyde bir toplantının yapılıp yapılmayacağını o zaman karar vereceğiz. Dolayısıyla sürecin bundan sonraki seyri Finlandiya’nın ve İsveç’in bizim sunduğumuz bilgiler belgeler ışığında ortaya koyacağı tavra bağlı.”

“DAHA SOMUT ADIMLAR BEKLİYORUZ”

Ambargoların kaldırılmasının iyi bir işaret olduğunu dile getiren Kalın, “Biz bunu olumlu bir gelişme olarak not ettik. Memnuniyet duyduğumuzu da ifade etmeliyim ama bunun yeterli olmadığını da söylemeliyim. Çünkü ambargoların kaldırılması meselesi bizim gündeme getirdiğimiz konulardan sadece bir tanesiydi. Tabii ki bu yönde olumlu adım atmalarını memnuniyetle karşılıyoruz ama daha özellikle terörün siyasal alanları kullanması, finansmanı, propaganda faaliyetlerine devam etmesi örgütsel yapısını bu ülkelerde devam ettirmesi konularında daha somut daha net bizim beklentilerinizi karşılayacak adımların atılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Advertisement

SURİYE’YE OPERASYON

Rusya ile Suriye konusunda bir temas olup olmayacağı ve muhtemel bir operasyonun yaptığı görüşmede gündeme gelip gelmediği sorusu yöneltilen Kalın, “Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’ye yönelik tehditleri bertaraf etmek amacıyla biz Suriye’ye üç tane büyük askeri harekat yaptık geçtiğimiz 5-6 yıl içerisinde. Bunlar da tamamen Türkiye’nin meşru güvenlik kaygıları çerçevesinde yapılan operasyonlardı. Bu süre zarfında 2019 yılında hem Amerikalıları hem Rusya tarafıyla Fırat’ın doğusunu ve batısını kapsayacak şekilde iki anlaşma yapmış olmamıza rağmen bu bölgelerden Türkiye’ye yönelik terör tehditleri tamamen ortadan kalkmış değil. Dahası bu süre zarfında hayatını kaybeden pek çok Suriyeli var. PYD ve YPG’nin orada kontrolü altında olan bölgelerde özellikle Fırat’ın doğusunda savaş suçu işlediğine dair başka suçlar işlediği ve diğer kurumları, kişileri, muhalifleri kendilerinden olmayan diğer Kürt örgütleri de dahil olmak üzere şahsiyetleri de dahil olmak üzere suikastlerde öldürdüğünü, baskı yaptığını hepimiz biliyoruz” dedi.

İbrahim Kalın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama özellikle kendi sınır güvenliğimizi korumak için ve bugüne kadar nasıl birtakım tedbirler aldık, askeri operasyonlar düzenlediysek, bundan sonra da bu yönde adımlar atmak Türkiye’nin en meşru hakkıdır, en meşru talebidir. Bu yönde biz kimseden izin alacak da değiliz. Çünkü Türkiye’nin sınırlarını Türkiye korur. Biz müttefiklerimiz ve diğer ülkelerle elbette istişareler yaparız. Uygun olan zaman ve zeminlerde iş birliği de yaparız ama bizim güvenliğimiz söz konusu olduğunda burada kimseden izin almadan net bir şekilde kendi önceliklerimizi esas alarak hareket hattımızı belirler ve buna göre de hareket ederiz. Burada hem Rus tarafının hem Amerika tarafının özellikle PYD ve YPG’nin bulunduğu bölgelerle ilgili 2019 yılında yaptığımız anlaşmaya sadık kalması büyük önem arz ediyor. Ama bunun da ötesinde sınır güvenliğimizi büyük ölçüde sağlamış durumdayız ama Suriye’nin geleceği, toprak bütünlüğü, siyasi birliği ve toplumsal insicamı açısından da PYD ve YPG’nin oradaki illegal faaliyetlerine göz yumulması, Suriye’nin toprak bütünlüğüne tehdit teşkil eden bir hareket tarzı içerisinde bulunmasını da kabul edilemez olduğunu muhataplarımıza ifade ediyoruz. Ben bunu da dün telefon görüşmem de Sullavin’a ifade ettim. Diğer Avrupalı İngiliz, Fransız, Alman mevkidaşlarımıza da bunları her düzeyde anlatmaya devam ediyoruz. Bundan sonra da aktarmaya devam edeceğiz.”

“BU FAALİYETLER ASLA KABUL EDİLEMEZ”

Advertisement

Fransa ve Almanya büyükelçilerinin bakanlığa çağrılarak nota verildiği hatırlatılarak, bu konuda farklı bir adım atılıp atılmayacağı sorusu üzerine Kalın, “Şimdi bu görüntüler, bu faaliyetler asla ve asla kabul edilemez. İkili ilişkiler bağlamında NATO ittifakı bağlamında, terörle mücadele bağlamında; bu görüntülerin, yapıların örgütlenmelerin tolere edilmesi müsamaha gösterilmesi asla kabul edilemez. Bunlarla mücadelemiz her zaman ve zeminde devam edecek. Aslında bu görüntüler bile Dışişleri Bakanımızın da ifade ettiği gibi terörle mücadele konusunda Türkiye’nin tezlerinin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Yani Avrupalı dostlarımız farklı terör örgütleri tanımlarından hareketle PYD’nin, YPG’nin, benzeri yapıların terör örgütü olmadığı, yahut bunların bir takım sivil toplum kuruluşları örgütleri olduğuna dair iddialarının, tezlerinin hiçbir geçerliliğinin olmadığını, bizim açımızdan hiçbir hükmünün olmadığını tekraren ifade ediyorum. Bunu her düzeyde ve Avrupalı mevkidaşlarımızla muhataplarımızla gündeme getirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“UKRAYNA VE RUSYA’DAN TAHIL ÜRÜNLERİNİ ÇIKARMAYA HAZIRIZ”

Kalın, Rusya ve Ukrayna ile yapılan görüşmelerde gıda maddelerinin taşınabilmesi için bir koridorun oluşturulması konusunda fikir alışverişinde bulunulup bulunulmadığına ilişkin şunları söyledi:

“Dün Cumhurbaşkanımızın önce Putin ile ardından Zelenskiy ile yaptığı görüşmesinde bu konu etraflı bir şekilde ele alındı. Biz zaten bir süredir Dışişleri Bakanlığımız ve diğer kurumlarımızla birlikte Ukrayna, Rusya ve Birleşmiş Milletler ile bu konuda bir müzakere süreci yürütüyoruz. Bildiğiniz gibi özellikle Ukrayna ve Rusya’dan gelecek tahıl ürünleri, ayçiçeği, ayçiçek yağı ve gübrenin uluslararası piyasalara ulaştırılması konusu büyük önem arz ediyor. Aksi halde dünya gıda krizi ile karşı karşıya kalacak. Su anda dün Cumhurbaşkanımızın yaptığı görüşmede iki lidere de bu konuda Türkiye’nin kolaylaştırıcı bir rol oynamaya hazır olduğunu ifade etti. İki lider de hem Ukrayna ve hem Rusya tarafı olumlu cevap vererek, bu süreci Türkiye üzerinden yürütmek istediklerini ifade ettiler.”

LAVROV, TÜRKİYE’YE GELECEK

Advertisement

8 Haziran’da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Türkiye’ye geleceği bilgisini veren Kalın, “O gün bu konu Rus tarafıyla detaylı bir şekilde ele alınacak. Dışişleri Bakanımızla birlikte BM Genel Sekreter Yardımcısı bugün ve yarın Moskova ziyaret ediyor. Orada o da Ruslarla bu konuyu görüşecek. Biz zaten Ukrayna tarafıyla da görüşmelerimizi devam ettiriyoruz. Yani önümüzdeki 1-2 hafta içerisinde bu görüşmeler ve müzakereler neticesinde bu operasyonun başlaması kuvvetle muhtemel görünüyor” dedi.

Devamını Oku
Reklam

Çok Okunanlar