İstanbul Barosu Başkanından Dikkat Çeken Açıklamalar!

Tarih : 07 Eylül 2020, Pazartesi 13:44 Son Güncelleme : 07 Eylül 2020, Pazartesi 13:44
İstanbul Barosu Başkanından Dikkat Çeken Açıklamalar!

İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu’na suçlamaları ve yargıdaki son durumu anlattı.

Kaynak : Siyaset Alemi Editör : Siyaset Alemi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yargının siyasallaştığı eleştirilerinin yükseldiği bir dönemde adli yıl açılış törenini yine Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yaptı.

“Çoklu baro”yu savunan Erdoğan, açlık grevinde hayatını kaybeden avukat Ebru Timtik’in fotoğraflı pankartının İstanbul Barosu binasına asılmasını kabul edilemez bulduğunu söylerken, “Uyuşturucu baronunu savunan avukat uyuşturucu tüccarlığına, katili savunan avukat cana kast etmeye, hırsızı savunan avukat hırsızlığa kalkışmıyorsa, teröristin avukatlığını yapanın da teröristliğe soyunması mümkün değildir. Bu kanlı yolun önünü kesmek için gerekeni yapacağız” dedi.

“ALGI OPERASYONU”

Bunca tartışmayla başlayan adli yıl açılışının ardından Cumhuriyet’ten İpek Özbey, bu sözlerin hedefindeki isimlerin başında gelen İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu’na suçlamaları ve yargıdaki son durumu sordu.

Durakoğlu şöyle konuştu:

- “Ebru Timtik örgüt üyeliğinden yargılanıyor, Mehmet Selim Kiraz’ı da DHKP-C öldürdü, dolayısıyla bunların arasında irtibat var” deniliyor. Bu irtibatın olup olmadığının bir hukuk kurumu olarak değerlendirmesini ancak yargı kararında ortaya çıkmış olmasıyla mümkün görürüm. Bugün itibarıyla Ebru Timtik ile ilgili verilmiş, kesinleşmiş bir yargı kararı yok, kesinleşmemiş olan yargı kararında da Mehmet Selim Kiraz ile ilgili tek bir laf yok. Algı operasyonu!

- 15 Temmuz siyasal İslam teorilerinin çöktüğü gündür; AKP, öyle bakması gerekirdi, bakmadı. Özellikle liyakat ve laiklik konusunda yeniden düşünmesi gerekiyordu, yapmadı. FETÖ’den öğrendikleri kendi düzenlerini kurmak yoluna gittiler.

- Adalet Bakanı’nın referansıyla çok net bir şey söyleyebilirim. Hatırlarsanız birkaç ay evvel “Maklubeye birlikte kaşık sallayanlar, yargıyı dizayn etmeye çalışmasınlar” dedi. Siyasal iktidarın içinde maklubeye kaşık sallayanlar, anlıyorum ki yargıyı dizayn etmeye çalışıyorlar ve Adalet Bakanı buna karşı. Arka odada kimlerin olduğunu anlatabiliyor muyum? Bırakın onu, maklubenin sahipleri zaten eskiden böyle bir projenin sahipleriydi. Onların kütüphanelerinde duruyor zaten teklif. O teklifi kütüphaneden çıkardılar, bir anda Adalet Bakanı’nın da haberi olmadan realize edilmeye başlandı.

- Bu ülkede OHAL döneminde çıkarılan bir KHK ile 1.5 yıl boyunca hâkim, savcı alımında yazılıdan 70 alma zorunluluğu kaldırıldı. Ben 91 alan, mesleğe kabul edilmeyen pırıl pırıl avukatlar biliyorum ama 54 alıp mesleğe kabul edilen şu anda hâkim, savcılık yapmakta olan avukatlığı becerememiş hukukçular da biliyorum. Benim elimde mesela 175 kişilik AKP mensubu avukat listesi var. Hepsi hâkim, savcı. Bu listeler yayımlandı da… Bunlar özel olarak alındı.

- Baroculuk devlet dili kullanarak yapılmaz. Siz Metin Feyzioğlu’nun iki senedir “Türkiye’de şöyle bir insan hakkı ihlali vardır” dediğini duydunuz mu? Susuyor. Biatçı, teslimiyetçi dili kullanmaya başladığınızda böylesine bir tablo ortaya çıkıyor.