Connect with us

Gündem

İyi Parti Lideri Meral Akşener: Bu Tarihe Erdoğan Krizi Diye Geçecek!

İYİ Kalkınma Kongresi’nde konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, AKP iktidarının ekonomik politikalarını eleştirerek, “Partili cumhurbaşkanlığı sisteminin tetiklediği ve tarihe Erdoğan krizi olarak geçecek olan bu devlet krizini Türkiye daha fazla taşıyamaz” dedi.

Meral Akşener

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Covid-19 testinin pozitif çıkmasından sonraki ilk konuşmasını partisinin İstanbul’da düzenlenen İYİ Kalkınma Kongresi’nin ikinci oturumunda gerçekleştirdi.

Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu durumu değerlendiren Akşener, “Bugün ülkemizde maalesef milletimizin sesini duymazdan gelen, memleketimizin gerçeklerini görmezden gelen, cumhuriyetimizin kazanımlarını da toptan reddeden bir garip yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. İktidarın bu anlayışı nedeniyle devlet yönetiminde ciddiyetsizliğin ve liyakatsizliğin hüküm sürdüğü milletimizin göz göre göre enflasyona ezdirilip, yoksulluğun her geçen gün daha da derinleştiği, krizlerin normalleştiği istikrarın da artık mumla arandığı bir Türkiye gerçeğini tüm çıplaklığıyla beraber yaşıyoruz.” dedi.

“TÜRKİYE BU İSTİKRARSIZLIĞI DAHA FAZLA TAŞIYAMAZ”

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini de eleştiren Akşener konuşmasına şöyle devam etti:

  • Hatırlayın, bu arkadaşlar 2017 yılında partili cumhurbaşkanlığı sistemini milletimize anlatırken istikrar olacak diyorlardı.
  • ‘Ayağımızdaki prangaları söküp atacağız’ öyle söylüyorlardı. Türkiye’nin şaha kalkacağını söylüyorlardı. Aradan geçen 5 yılda ne oldu? İstikrarsızlık oldu.

*Ekonomiden kalkınmaya, tarımdan sanayiye, eğitimden istihdama, memleketin hayati öneme sahip konularının hiç birinde maalesef istikrar sağlanamadı.

  • Haklarını yemeyelim bu arkadaşların. Bu arkadaşların istikrarlı oldukları konular da var.

*Mesela, liyakatsiz kadroları atamakta son derece istikrarlılar. Sergiledikleri berbat yönetim performansında acayip istikrarlılar.

  • Mesela gece yarılarında aldıkları yalan yanlış kararlarda müthiş istikrarlılar. Kurumlarımızı itibarsızlaştırmakta olağanüstü istikrarlılar. Tüm bu iş bilmezliğin faturasını da milletimize kesmekte inanılmaz istikrarlılar.
  • Eşi, dostu, yandaşı ve o 5 müteahhidi ihya ederken, milletimizi yokluğa, yoksulluğa ve umutsuzluğa mahkum etmekte fevkalade istikrarlılar. Türkiye bu istikrarsızlığı daha fazla taşıyamaz.
  • Partili cumhurbaşkanlığı sisteminin tetiklediği ve tarihe Erdoğan krizi olarak geçecek olan bu devlet krizini Türkiye daha fazla taşıyamaz.

“ÜLKEMİZ DÜNYADA EN YÜKSEK ENFLASYONA SAHİP 5 ÜLKEDEN BİRİ OLDU”

Akşener, Türkiye’nin dünyada en yüksek enflasyona sahip 5 ülkeden bir haline geldiğini vurgulayarak Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin yurt dışı ziyaretine değindi.

Advertisement

Akşener, “Berbat politikalar, kötü beklenti yönetimi ve içine hapsedildiğimiz kur, enflasyon sarmalı içerisinde maalesef bugün ülkemiz dünyada en yüksek enflasyona sahip 5 ülkeden biri oldu. Sadece son 4 ay içerisinde Türk lirası değerinin yarısını kaybetti. Değersizleşen Türk lirası, dış ticaret açığımızı son 10 yılın en yüksek seviyesine çıkardı. Ticaret hacmimiz tarihimizin en düşük seviyesine indi. Artık aynı miktarda mal ithal etmek için daha fazla ihracat yapmak zorunda kalıyoruz. Bu ekonomik kriz ortamında Merkez Bankası o kadar itibarsızlaştırıldı ki, politika faiziyle piyasa faizleri arasındaki bağ tamamen koptu. Hatta Hazine ve Maliye Bakanı, yurt dışındaki yatırımcılarla yapacağı toplantılara Merkez Bankası yetkililerini dahil bile etmedi.” şeklinde konuştu.

“BUGÜN MAALESEF YOKSULLUĞA VE EŞİTSİZLİĞE HAPSEDİLEN BİR TÜRKİYE VAR”

Akşener şöyle devam etti:

  • Planlama ve risk analizi kavramlarına düşman bu yönetim anlayışı nedeniyle sanayicilerimiz günlerce elektriksiz ve doğalgazsız kaldı. Uygulanan akıl dışı politikalarla özel sektör istihdam sağlayamaz oldu.

*Kayıt dışı istihdam artarken, arkadaşların yaptıkları zamla böbürlendiği asgari ücret daha birinci ayın sonunda açlık sınırının altında kaldı. Bugün maalesef karşımızda yoksulluğa ve eşitsizliğe hapsedilen bir Türkiye var.

  • Bugün maalesef karşımızda Isparta’da kara kışta 4 gün boyunca adeta donmaya terk edilen insanlarımız, ikinci bir kira haline gelen elektrik ve doğalgaz faturalarıyla adeta haraca bağlanan iflasın eşiğindeki esnaflarımız, yağmurda çamurda ekmek kuyruklarına mahkum edilen bir büyük millet var.

“ERDOĞAN VE EKİBİNİN ATEŞİ, TEKERLEĞİN İCAT EDİLMEDİĞİ O KARANLIK DÖNEMDE…”

AKP iktidarındaki ekonomik durumla geçmiş dönemdeki durumu karşılaştıran Akşener şu ifadeleri kullandı:

  • 2003-2020 arasındaki dönemde yani Ak Parti iktidarında küresel likidite boşluğuna ve düşük faiz ortamına rağmen Türkiye maalesef dikkate değer bir büyüme hikayesi yazamadı.
  • Mesela 1981-2002 arasında ülkemiz diğer gelişmekte olan ülkelere göre yılda ortalama 2.1 daha fazla büyürken bu fark 2003-2020 arasında yüzde 1’in altına indi.
  • Yani 1981-2002 arasındaki dönemde, yani Sayın Erdoğan ve ekibinin ateşi, tekerleği ve suyun kaldırma kuvvetini henüz icat etmedikleri o karanlık dönemde, Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelerle karşılaştırmalı büyüme performansı Ak Parti dönemine göre daha yüksekti.

“BUGÜN 2001 KRİZCİDEN DAHA VAHİM BİR TABLO OLUŞTU”

  • Ak Parti iktidarındaki ekonomik büyüme, tasarruf açığı kapatılamadığı için, sermaye girişlerine bağımlı bir hâl aldı.
  • Gelen sıcak paranın, daha verimli yatırımlar yerine, inşaat sektörüne gitmesine seyirci kalındı. Kamu bankalarının bizzat kendileri, finansal istikrar için bir tehdit hâline geldi.
  • Kaynakların, etkin kullanılmaması sonucunda, kredi genişlemesi ile, ekonomik büyüme arasındaki ilişki zayıfladı. Yani; Hem borçlandık, hem de büyüyemedik. Yolsuzluk algısı endeksinden de görüleceği üzere, ülkemizin yatırım iklimi kötüleşti.
  • Çoğu şaibeli olan müşteri garantili özelleştirmeler haricinde, doğrudan yabancı yatırımlar, çok düşük seviyelerde gerçekleşti.
  • Tüm bu olumsuz tablonun temelleri, Ak Parti iktidarının daha ilk yıllarından itibaren atıldı.
  • Ve bugün ülkemizde, 2001 krizinden daha vahim bir tablo oluştu. Sayın Erdoğan her zaman olduğu gibi zamanında en çok kınadığı şeyin ta kendisi oldu.

Gündem

Yıl Sonuna Kadar Otomobile Yüzde 20 Zam Bekleniyor!

Yıl sonuna kadar sadece enflasyondan kaynaklı otomobile en az yüzde 20 zam bekleniyor.

Otomotiv Sektörü

Döviz kuruna bağlı bir sektör olan otomotivde, kur zamları yeniden devreye girdi. 5 Mayıs’tan bugüne dolar/TL kuru yüzde 7 artarken, Euro/TL ise yüzde 7,2 arttı.

Markaların geçen hafta kur farkını fiyatlara yansıttığı görüldü. Dünya’dan Aysel Yücel’in haberine göre Honda’da fiyatlar geçen hafta yüzde 3-4 artarken, Fiat, Nissan ve Renault’da da benzer artışlar yaşandı. Örneğin önceki hafta 313 bin TL olan Renault Clio’nun baz versiyonunun (Joy 1.0 Sce 65 bg) liste fiyatı, geçen hafta 327 bin 900 TL olarak güncellendi.

Yapılan zamlar sonrası vergi dilimi değişen bazı modellerde zam oranı çok yüksek oldu. Renault Taliant’ın baz versiyonunun fiyatı geçen hafta 31 bin TL zamlanarak 355 bin TL’ye çıktı. Önceki hafta 593 bin 700 TL olan Honda Civic’in (1.5L VTEC Turbo Eco-Premium) fiyatı, 35 bin TL zamlanarak geçen hafta 629 bin 400 TL’ye çıktı.

Kur artışının dışında markalar maliyet artışlarını da fiyatlara yansıtmaya devam ederken, yıl sonuna kadar en az yüzde 20 zam bekleniyor.

Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER) Başkanı Dr. Altuğ Erciş, Merkez Bankası’nın açıklamaları doğrultusunda yıl sonuna kadar sadece enflasyondan kaynaklı otomobile en az yüzde 20 zam beklendiğini söyledi. Erciş, bu yılın başından bu yana yapılan zamların da yaklaşık yüzde 20 olduğunu söyledi.

Advertisement
Devamını Oku

Gündem

Maymun Çiçeği Hastalığı Türkiye’de Görüldü mü? Bakanlık Açıklama Yaptı!

Avrupa başta olmak üzere dünya genelinde artan maymun çiçeği virüsünün Türkiye’ye de sıçradığı iddia edildi. Ancak Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada bu iddia reddedildi.

Maymun Çiçeği Hastalığı

Avrupa’da İngiltere başta olmak üzere çok sayıda ülkede maymun çiçeği virüsü görülmesi, panik yarattı. Korona salgınından sonra yeni bir salgına karşı önlem almak isteyen yetkililer çalışmalarını hızlandırırken, dün maymun çiçeği virüsünün Türkiye’de de görüldüğü iddia edildi.

BAKANLIK’TAN YALANLAMA GELDİ
Sağlık Bakanlığı, toplumda korku yaratan bu iddiaya ilişkin yalanlamada bulundu. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, “Ülkemizde bugüne kadar maymun çiçeği vakası görülmemiştir” ifadelerine yer verildi.

ABD’DE DE İLK VAKA TESPİT EDİLDİ
Diğer yandan Amerika Birleşik Devletleri’nde ilk maymun çiçeği vakası dün görüldü. New York Sağlık Departmanınca yapılan açıklamada, eyalet sınırları içerisinde ilk defa bir kişide maymun çiçeği virüsüne rastlandığı, hastayla temas halinde olabilecek kişilere ulaşılmaya çalışıldığı ifade edildi. Yetkililer tarafından yapılan ayrı bir duyuruda ise söz konusu kişinin izole edildiği ve tedavisine başlandığı belirtildi.

MAYMUN ÇİÇEĞİ VİRÜSÜ NEDİR, NASIL BULAŞIR?
Endemik bir virüsün neden olduğu nadir hastalıklardan biri olarak bilinen maymun çiçeği, Kongo ve Batı Afrika türü olmak üzere ikiye ayrılıyor. Virüsün Kongo türünün yüzde 10’a kadar ölüm riski bulunurken Batı Afrika türünün ise her 2 vakadan birinde yüzde 1 ölüm oranına sahip olduğu biliniyor.

Genellikle hayvandan insana ve nadiren insandan insana yakın temasla bulaşan virüs, vücutta yüksek ateş ve kaşıntılı kabarcıklara yol açabiliyor.

Advertisement
Devamını Oku

Gündem

Deva Partisi’nin Adayı Kim Olacak? Kulislerde Bomba İddia!

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, altılı masadan ortak bir aday çıkarılmadığı takdirde kendisinin aday olacağını söylemesinin ardından çok konuşulacak bir iddia ortaya atıldı. Kulislerden sızan bilgilere göre Ali Babacan’ın aday olmaması durumunda DEVA’nın adayı Abdullah Gül olacak.

Ali Babacan

Muhalefet partilerinin 2023 seçimlerine hangi adayla gireceği çok merak ediliyor. CHP’nin bir dönem Abdullah Gül’ü aday olarak düşündüğü iddiası parti tabanından tepki görürken, 6’lı masa hakkında bomba bir iddia daha ortaya atıldı.

VALİLİKLE ALAN TARTIŞMASI YAŞADILAR
Gazete Duvar’da yer alan habere göre ilk mitingini dün Antep’te yapan DEVA’da valilikle yaşanan alan tartışmasının il teşkilatını daha fazla motive ettiği ortak görüştü. İl yöneticileri, bu durumun hem kendilerini hem de üyelerini daha da şevkle çalışmaya sevk ettiğini söylüyorlardı. Miting öncesi de birinci gündem buydu.

İLK TERCİHLERİ ALİ BABACAN
Ancak parti kulislerinde konu dolaşıp yine cumhurbaşkanlığı adaylığına geldi. Bir il yöneticisi, bu konuda kişisel tercihinin doğal olarak Genel Başkan Ali Babacan olacağını söyledi.

ABDULLAH GÜL İSMİ TAMAMEN RAFA KALKMADI
Peki, olur da ‘ikinci bir isim’ konuşulması gerekirse? O zaman da artık pek de gündeme gelmeyen bir ismi söyledi: Abdullah Gül. Gül, DEVA’nın kuruluşunda beklenenin aksine mesafeli bir duruş sergilese de parti içinde tamamen gündem dışı kalmamış gibi görünüyor.

Devamını Oku

Gündem

Cumhurbaşkanlığı Seçimleri 2. Tura Kalırsa Sonuç Ne Olur? İşte Araştırma Sonuçları!

MetroPOLL, cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci tur senaryosunda kimin hangi oy alacağına ilişkin anket yaptı.

Seçim

MetroPOLL Araştırma, cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci tur senaryosunda kimin hangi oy alacağına ilişkin anket yaptı. Buna göre, ikinci turda Recep Tayyip Erdoğan’ın oy oranı, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener’in gerisinde kalıyor.

Sonuçlara göre, ikinci turda kararsızlar ve protesto oylar hesap edilmediğinde yüzde 50’yi geçen tek isim Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş oluyor. Erdoğan’ın Yavaş karşısındaki oy oranı yüzde 36,5.

Erdoğan’ın ikinci turda olası rakipleri karşısında aldığı oy oranları ise şöyle:

MetroPOLL, cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci tur senaryosunda kimin hangi oy alacağına ilişkin anket yaptı.
Devamını Oku

Gündem

Devlet Bahçeli’den NATO Uyarısı! Bunun Sonu Topyekün Savaştır!

Partisinin grup toplantısında İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği tartışmalarını değerlendiren MHP lideri Bahçeli, “Rusya-Ukrayna savaşı bitmeden NATO’ya yeni üye katılımı dünyayı yeni bir ateşe sürükleyecektir. Avrupa’nın güvenlik haritasını güncellemekle kalmayacaktır. Herkesi uyarıyorum, bunun sonu barış değil, topyekûn savaştır” dedi.

Devlet Bahçeli

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM’de grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına 14 Mayıs’ta açılışı yapılan Rize-Artvin Havalimanı ile başlayan hedefinde muhalefet vardı.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun üç davadan aldığı 4 yıl 11 ay hapis cezasının Yargıtay tarafından onanmasını değerlendiren MHP lideri Bahçeli’nin hedefinde karara itiraz eden CHP ve diğer siyasi partiler vardı. “Türk yargısı hükmünü vermiş ve konu kapanmıştır” diyen Bahçeli, “Ne var ki adalet ve hukuku temelinden istismar eden CHP Genel Başkanı karar açıklanır açıklanmaz soluğu milletvekilleri ile birlikte İstanbul’da almış, şov sahnesine çıkmıştır. İstanbul’a doğru bir kez daha yalın ayak yürür diye bekliyorduk fakat bunu göze alamadığını ve cesaret edemediğini de görmüş olduk” dedi

İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği tartışmalarını da değerlendiren Bahçeli “Rusya-Ukrayna savaşı bitmeden NATO’ya yeni üye katılımı dünyayı yeni bir ateşe sürükleyecektir. Avrupa’nın güvenlik haritasını güncellemekle kalmayacaktır. Herkesi uyarıyorum, bunun sonu barış değil, topyekun savaştır. Türkiye hak ve hukukun yanındadır”

Bahçeli’nin konuşmasından satırbaşları:

Advertisement

“DEDELERİ KARADAN GEMİ YÜRÜTEN BİR MİLLET…”

  • Türkiye hak ettiği seviyelere aşama aşama ulaşmaktadır. Zorlu şartlara rağmen ülkemiz dev bir şantiye görüntüsündedir. Ekonomik büyüme yolunda atılan sağlam adımlar umutlarımızı kamçılamaktadır.
  • 14 Mayıs günü, muazzam bir yatırımın açılışına tanıklık ettik. Rize-Artvin Havalimanı vuslatın sıcaklığını, uzakları yakın ederek takviye edecektir. Bu havalimanı Doğu-Batı üzerinde bir geçiş köprüsü olarak sivrilmiştir.
  • Dedeleri karadan gemi yürüten bir milletin, şanlı ve şerefli mazimizin zincirleme devam ettiğinin göstergesidir. Yıllık 3 milyon yolcu kapasiteli Rize-Artvin Havalimanı’nın hayırlı olmasını diliyorum.
  • Başta sayın Cumhurbaşkanımıza, emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum. Düzenlenen törene katılan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e de gönülden teşekkür ediyorum.

“İKTİDAR RUHSATI ALMALARI MÜMKÜN DEĞİLDİR”

  • Siyasi ve fikri görüş ayrılıkları ortak milli ve manevi değerlerin önünde engel teşkil etmemelidir. Milletimizin haklı gururunu paylaşmaktan saklananlar siyasetsizliğin tarafıdır.
  • Türkiye’ye ve Türk milletine dev eserler kazandırmanın neresi yanlıştır? Yerli ve yabancı husumet odaklarına, ülkesinin gelişmesine tahammülsüz bir muhalefet anlayışını sakat değerlendiriyoruz.
  • Fuzuli suçlamalar, şikayetler makul ve mantıklı değildir. Zillet ittifakı yıkmaktan, bozmaktan, akıntıya karşı kürek çekmekten başka bugüne kadar ne söylemiş, ne önermiştir? Bu muhalefet ziyandadır, zillettedir, iktidara değil ülkesine ve milletine muhaliftir.

Geçtiğimiz hafta sonu zillet partileri başkanlarından birisi, ‘Seçime 1 yıl kaldı, sonra her şeyi değiştireceğiz’ diye konuşmuş. Bunlar değiştirse değiştirse parti, ülke, fikir değiştirirler. Vesayet altında bulunan, statüko labirentinde sıkışan zihniyetin iktidar ruhsatı alması mümkün değildir.

“İSTANBUL’A DOĞRU YALIN AYAK YÜRÜR DİYE BEKLİYORDUK…”

  • CHP’nin İstanbul İl Başkanı ile ilgili Yargıtay tarafından verilmiş kararın ithamında zillet ortak paydasında buluşan bütün partiler ağız birliği halinde aynı kaftana sarılmışlardır.
  • Bizim doğrudan muhatabımız söz konusu marjinalleşmiş ve kriminal bir vaka haline gelmiş il başkanı değildir, nihayet Türk yargısı hükmünü vermiş ve konu kapanmıştır.
  • Ne var ki adalet ve hukuku temelinden istismar eden CHP Genel Başkanı karar açıklanır açıklanmaz soluğu milletvekilleri ile birlikte İstanbul’da almış, şov sahnesine çıkmıştır.
  • İstanbul’a doğru bir kez daha yalın ayak yürür diye bekliyorduk fakat bunu göze alamadığını ve cesaret edemediğini de görmüş olduk.

“KILIÇDAROĞLU, SUSMA, SİNME ÇIK KARŞIMIZA”

  • CHP’nin İstanbul İl Başkanı kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret etmiş, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni alenen aşağılayarak seri katil demiş, suç işlemiştir. Cumhurbaşkanına ağzımıza alamadığımız şekilde hakaret ederek suç işlemiştir. Sonuç itibariyle zanlının toplam 3 ayrı suçtan aldığı hapis cezaları onanmıştır.
  • CHP Genel Başkanı bize açık açık söylemelidir; Türk devletine seri katil iftirasının yanında mıdır karşısında mıdır? Sayın Kılıçdaroğlu susma, sinme, saklanma, çık karşımıza… Bu ihanete, melanete, bu suça sen de ortak sayılırsın.

“İL BAŞKANI İÇİN SİYASET YOLU KAPANMIŞTIR”

  • Kılıçdaroğlu, zulme son vereceklerini iddia etti. Yine sap yiyip saman savurdu. Bebek katillerinin posteri altında konser verenlere sahip çıkmak, zulmün ta kendisidir. Zulüm devlete katil demektir. Zalim ise buna gönüllü destek olandır. Zalimi görmek istersen, zulmü görmek istersen, Türkiye Cumhuriyeti düşmanlarıyla çektirdiğin fotoğraflara bakman yeterlidir.
  • İstanbul İl Başkanı için siyaset yolu kapanmış, artık siyaset yasağıyla tasfiye olduğu hukuken netleşmiştir. Bu kapsamda kesinleşen ceza bir yıldan fazla olduğu için tartışmaya mahal kalmamıştır.
  • Kim olursa olsun bunun bedeline katlanmak zorundadır. Herkes haddini bilsin, hukukun sınırlarını zorlamayı aklından bile geçirmesin. Bu devlet sokakta bulunmadı, istikbalimiz spot piyasadan alınmadı. Hiçbir vatan evladı zillete boyun eğmeyecektir.

“HERKESİ UYARIYORUM; BUNUN SONU TOPYEKUN SAVAŞTIR”

  • İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyesi olmasıyla ilgili sürecin tartışmaya açılması Ukrayna savaşının dozajında, şiddetinde azalmaya değil artışa, kronikleşmesine hatta küreselleşmesine yol açabilecektir.
  • Rusya’nın itirazlarından birisi NATO’nun doğuya genişleme stratejisidir. MHP, NATO’nun genişleme ve doğuya açılma stratejisini oldukça mahsurlu değerlendirmektedir.
  • Finlandiya ile İsveç’in NATO’ya alınması savaşın uzaması ve daha geniş coğrafyaya yayılması demektir. Finlandiya ve İsveç’in Türkiye düşmanlarına nasıl kucak açtığı bilinmektedir.
  • Kimse bize hikaye anlatmasın, Viking mantığı vandal mantığıdır. Yüce kitabımız Kur’an’ı yakanların bize laf yetiştirmeye ne yüzleri olacak ne de yürekleri yetecektir.
  • İsveç ve Finlandiya’nın bekleme odasına alınması doğru karardır. İsveç ve Finlandiya’nın NATO adaylığı zamansız ve yersizdir. MHP, üye olmalarına karşıdır. Türkiye’nin tavrı bellidir.
  • Rusya-Ukrayna savaşı bitmeden NATO’ya yeni üye katılımı dünyayı yeni bir ateşe sürükleyecektir. Avrupa’nın güvenlik haritasını güncellemekle kalmayacaktır. Herkesi uyarıyorum, bunun sonu barış değil, topyekun savaştır. Türkiye hak ve hukukun yanındadır.
Devamını Oku
Reklam

Çok Okunanlar