MHP'den Davutoğlu'na Sert Tepki!

Tarih : 30 Ekim 2020, Cuma 09:41 Son Güncelleme : 30 Ekim 2020, Cuma 09:41
MHP'den Davutoğlu'na Sert Tepki!

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Ahmet Davutoğlu'nun Bahçeli ile ilgili sözlerine sert tepki gösterdi.

Kaynak : Siyaset Alemi Editör : Siyaset Alemi

MHP ile Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu arasındaki tartışma devam ediyor. Davutoğlu'nun katıldığı bir televizyon programında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yönelik, "1 Kasım 2015 seçimlerinden sonra MHP’nin oyları düşmüş, Bahçeli MHP kitlesi nezdinde de itibarını kaybetmişti" sözlerine MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman'dan sert tepki geldi. Büyükataman, “Üzerine giydirilen iki beden büyük ceketle Türk siyasetinin kukla ihtiyacını gideren Ahmet Davutoğlu, bir anda kendine ruh üflendiğini zannedip kuklacısına başkaldırmış, böylece tek sermayesi olan iki beden büyük ceketinden olup dımdızlak ortada kalmıştır” dedi.



Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, KRT'deki programda “1 Kasım 2015 seçimlerinden sonra MHP’nin oyları düşmüş, Bahçeli MHP kitlesi nezdinde de itibarını kaybetmişti. İYİ Parti’yi doğuracak muhalefet hareketi başlamıştı. Son derece başarısız bir liderdi” açıklamasını yaptı.



Ahmet Davutoğlu’nun, MHP lideri Bahçeli’ye yönelttiği eleştirilere yanıt MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman’dan geldi.



Büyükataman’ın konuyla ilgili yaptığı açıklama şöyle:



PALAVRA BAKANI ZİYAYI SOLDA SIFIR BIRAKIR

Bugünlerde anlattığı “Ben Başbakanken…” ile başlayan masallarla, ‘Neşeli Günler’in Palavra Bakanı Ziya’yı solda sıfır bırakan Davutoğlu, kırk defa tekrarladığı palavralarına dinleyici bulamayınca her siyaset artığının yaptığı üzere Sayın Genel Başkanımıza dil uzatma hadsizliğine müracaat etmiştir. Halk arasındaki “Davutoğlu, Başbakan olarak kalmaya devam etseydi darbeye gerek kalmayacaktı” şeklindeki sözü “Ben Başbakan olarak kalsaydım darbe şartları oluşmayacaktı” diye çevirmeye kalkan Davutoğlu; beceriksiz bir söz cambazı ancak ihanete alan açan nitelikli bir eleman (!) olduğunu göstermiştir.



DOLMABAHÇE’DE DEVLETİN ÖLÜM FERMANINI OKUTMAYA CÜRET EDEN

Yeni kuklacısının kendine ruh üflediğini zanneden siyaset kuklası, elinde günah bavulu, ardında şaibeler, kulağında kendisine fısıldananlarla ekran ekran gezmekte, yalanlar söylemekte, iftiralar savurmaktadır. Büyük Gazi’nin hayata gözlerini yumduğu Dolmabahçe’de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ölüm fermanını okutmaya cüret eden bir kuklanın Cumhuriyet Bayramı’nın coşkusunu yaşadığımız günün arifesinde Sayın Genel Başkanımıza saldırması da elbette tesadüf değildir.



KUKLANIN İDRAK ETMESİNİ BEKLEMİYORUZ

Sayın Genel Başkanımız; bugün 97. yılını büyük bir mutluluk ve gururla kutladığımız, 100. yılına hazırlandığımız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve canımızdan aziz bildiğimiz büyük Türk milletinin menfaatlerine uygun hareket eden her kim varsa destek olmuş ve her kim de bu kutsallarımıza düşmanlık beslemişse karşısında yer almıştır. Sayın Genel Başkanımızın herhangi bir menfaat beklentisi içerisinde olmadan ve “Her ne pahasına olursa olsun…” diyerek büyük bir inanç ve kararlılıkla yürüdüğü ülkücü bir gelenek olan bu ilkeli yolu, sağır sultanın duyduğu bu basit gerçeği ihanete programlanmış bir kuklanın idrak etmesini beklemiyoruz. Kendisi de kullanılıp atılacak bir eşya olan bu kuklanın; vatan ve millet yoluna bu derece adanmış bir hayatı idrak etmesi zaten eşyanın tabiatına aykırıdır.



DAVUTOĞLU’NUN EVİNDEKİ AYNADAN DAHA BAHTSIZ DEĞİLDİR

‘Sırtında hançerlenmedik yer kalmadığı hâlde’ Türk siyasetinin büyük bir vefa örneği olmaya devam eden sayın Genel Başkanımızı birlikte yol yürüdüklerini yarı yolda bırakmakla suçlamak; ucuz bir yalan, kuru bir iftira ve bayağı bir karakter ürünüdür. Ve hiçbir ayna, muhatap olduğu bu çirkin görüntü sebebiyle Davutoğlu’nun evindeki aynadan daha bahtsız değildir. Bir yandan HDP’nin alternatifi olmaya heves eden, diğer yandan okyanus ötesinden medet uman siyasi atıklar ve fosiller bilsinler ki çıktıkları yolda Sayın Devlet Bahçeli’nin liderliğindeki Milliyetçi-Ülkücü Hareket; karşılarında daima heybetiyle duracak, büyük Türk milleti ihanete pirim vermeyecektir.