Connect with us

Ekonomi

Şeker Pancarı Ekecek Çiftçi Bulunamıyor! Şeker Fiyatları Artıyor!

Şeker fiyatları ile arz ve stoklara yönelik tartışmalar sürerken Türkiye Şeker Fabrikaları (Türkşeker), şekerin fiyatına yüzde 31 zam yaptı. KDV dahil kilogramı 5,96 TL’den satılan kristal şekerin fiyatı yüzde 31 artışla 7,80 TL oldu. Türkşeker, raf garanti sistemi kapsamında perakende sektörüne sağladığı 5 kilogramlık toz şeker fiyatını ise 45 TL’den 55 TL’ye çıkardı.

şeker

Türkşeker’in zammı öncesi bazı zincir marketlerde bir kilo toz şekerin 16-23 TL arasında değişiyordu.

Özbekistan ziyareti dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şeker fiyatlarıyla ilgili olarak, “Fırsatçılar bazı yanlışlar yaptılar” dedi.

Türkiye’nin ithal şekere ihtiyacı olmadığını belirten Erdoğan, “Şekerde öyle pahalı bir fiyat uygulaması yok. Bu da böyle devam ediyor. Ama şekerde fiyat piyasada balans ediliyor. Onun için de herhangi bir endişe taşımıyoruz” diye konuştu.

Türkiye‘de tüketiciler yüksek şeker fiyatlarından şikâyet ederken, şeker pancarı çiftçileri ise 2018’de fabrikaların özelleştirilmesiyle birlikte şeker pancarı üretmenin her geçen yıl giderek zorlaştığını söylüyor. Özel sektöre ait şeker fabrikaları, Türkşeker‘e ait kamu fabrikalarına göre çok daha yüksek fiyatlarla şeker satıyor.

Ticaret Bakanlığı, şeker fiyatlarında yaşanan artış ve adil rekabeti bozan faaliyetler sebebiyle şeker fabrikalarında inceleme başlatıldığını duyurdu, serbest piyasa koşulları içerisinde tüm tedbirlerin alınacağı açıkladı.

Advertisement

Hasat dönemi geçtiğimiz yılın Eylül-Ekim aylarında biten şekerin 50 kilo çuval fiyatı, sadece birkaç ay içerisinde 700-800 TL’ye ulaştı.

Tarım ve Orman Bakanlığı ise “şeker üreticisi firmalara gerekli uyarıları yapıldığını” ve neticesinde özel sektördeki bazı firmalarının şeker fiyatlarını 800 TL’den 575 TL’ye indirdiğini belirtti:

“Bakanlığımız bazı şeker üreticisi firmaların maliyetlerinin çok üstünde piyasaya mal vermeye çalışmalarının ve stokçuluğa tevessül etmelerinin önüne geçecek her türlü imkâna sahiptir.

“Bu fiyatların kalıcı hale dönüşmemesi durumda bakanlığımız piyasanın dengede kalması için gerekli tedbirleri alacak ve üretici firmaların uygun maliyetle şeker tedarik etmesini sağlayacaktır.”

2021-2022 döneminde üretilen toplam 2,5 milyon ton şekerin 1,6 milyon tonu özel sektör, 1 milyon tonu ise kamu fabrikaları tarafından üretildi.

Advertisement

Ancak özel şirketlere ait şeker fabrikaları ve Türkşeker’e ait kamu fabrikalarının şeker fiyatları arasında ciddi fark bulunuyor.

Bugün yaşanan krizinin, bu “ikili fiyat sisteminde” özel sektörün çok daha yüksek şeker fiyatı belirlemesinden kaynaklandığı değerlendiriliyor.


Türkiye’de 18 adet özel sektör, 15 adet de kamu olmak üzere 33 şeker fabrikası bulunuyor

Alım fiyatı aynı, satış fiyatı farklı
Şeker İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Sefer Kahraman, hem Türkşeker’in hem de özel şeker fabrikalarının çiftçiden şeker pancarını aynı fiyata almalarına rağmen, özel sektörün şekeri çok daha yüksek fiyatla sattığını söylüyor:

“Hem özel şeker fabrikalarında hem Türkşeker’de pancarın çiftçiden alım fiyatının 420 TL’ydi. Sene başında Türkşeker’de şekerin torbası 265 TL iken, Çorum Şeker’de 480, bir başka özel fabrikada ise 520 liraydı.

Advertisement

“Ardından özel sektörde fiyatlar giderek artmaya başladı ve 50 kiloluk şeker çuvalının fiyatı 700-800 TL’yi buldu. Hammaddeye fazla para ödemek gibi bir gerekçeleri yoktu, aynı taban fiyattan almışlardı.”

2018 yılında başlayan süreçle son dört yılda kamuya ait 11 şeker fabrikası özelleştirildi.

Kahraman’a göre bu özelleştirmelerin sektörde ikili fiyat sistemine sebep olacağı ve halkın uygun fiyatlı şekere ulaşmasını engelleyeceği “zaten biliniyordu” ve bu açıdan yaşananlar, pek de şaşırtıcı değil.

‘Pancar ekecek çiftçi bulunamıyor’
BBC Türkçe’ye konuşan çiftçiler ve uzmanlara göre özel şeker fabrikaları sadece yüksek fiyatlandırmayla değil, son 4 yılda şeker pancarı çiftçilerini üretimden uzaklaştıran politikalar uygulamakla da eleştiriliyor.

Ailesinin Yozgat’ın Yerköy ilçesinde 60 yıldır şeker pancarı üretimi yaptığını söyleyen Osman Arslan, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinden bu yana ilçedeki pek çok çiftçi gibi pancar üretimini bitirdiğini söylüyor.

Advertisement

Yerköy çiftçisinin 1960’lı yıllardan bu yana yılda 150-200 bin ton gibi yüksek bir kapasitede şeker pancarı üretip Çorum Şeker Fabrikası’na sattığını söyleyen Arslan, “Fabrika özelleştikten sonra üretimimiz her geçen gün azalmaya başladı” diyor.

Geçen yıl Yerköylü çiftçilerin toplam 160 bin ton şeker pancarı üretimi yapacağını taahhüt ettiğini belirten Arslan, bu yıl çiftçilerin ekim taahhüdünün 90 bin tonda kaldığını anlatıyor:

“Geçtiğimiz yıl fabrikaya taahhüt ettiğimden 440 ton eksiğim kalmış, bu yıl da sadece 440 tonluk taahhüt verdim. Çiftçiler ekim taahhüdü veremiyor ve dolayısıyla fabrikalar da şeker üretim taahhütlerini dolduramıyorlar.

“Benim yılda 3 bin 500 ton şeker pancarı üretebilecek kapasitem var ama bu üretimi yapmak bana artık aptallık gibi geliyor. Ben de şeker üretiminden vazgeçtim.”

Çorum’da 15 yıldır şeker pancarı eken çiftçi Sefa Ceylan da fabrika özelleştirilene kadar her yıl ortalama 100 dekar şeker pancarı üretimi yaptığını ancak bu yıl 16 dekara kadar düştüğünü söylüyor.

Advertisement

Ailesinin 1956 yılında Çorum’a şeker pancarı eken ilk ailelerden olduğunu ve bu üretimi yıllarca sürdürdüklerini belirten Ceylan, şu an neredeyse kendisinin “sembolik” üretimi dışında hiçbir aile üyesinin şekere devam etmediğini anlatıyor:

“Bu sezon şeker fabrikasından benim gibi birçok çiftçiyi ‘Pancar ekin’ diye aradılar. Çünkü artık pancar ekecek çiftçi bulunamıyor. Özelleştirmeden sonra bir dekar bile pancar ekmeyen çok fazla büyük çiftçi var.”


Bu yıl çiftçiden şeker pancarı alım fiyatı, önceki yıllara göre neredeyse 9 ay önceden açıklandı ve ton fiyatı %90,5 zam ile 875 TL olarak belirlendi.

Alpullu Şeker Fabrikası gibi bazı özel şeker fabrikalarının bu fiyatından da üzerine çıktığı ve şeker pancarı taban fiyatını 1000 TL olarak belirlediği görüldü.

Çiftçilere göre pancar üretiminde yaşanan krizin farkına varan yetkililer, çiftçiyi üretime teşvik etmek için taban fiyatı hasat döneminden önce açıklama yolunu seçti.

Advertisement

Peki, şeker pancarı çiftçisini üretimden uzaklaştıran sebepler ne?

Çiftçiler giderek artan üretim maliyetleri sebebiyle, “Her 10 ton pancarın 6 tonu maliyet, 4 tonu kar” şeklinde bir hesaplama yapıyor.

Şeker pancarının tarladan çıktıktan hemen sonra işlenmek üzere fabrikaya gönderilmesi gereken bir ürün olduğu düşünüldüğünde, çiftçilerin hasat döneminden sonra belirlenen alış fiyatına itiraz etme şansı bulunmuyor.

Arslan, geçen sezon tonu 420 TL’den satarak elde ettikleri gelirle bu yılın ekimini yapmakta çok zorlandıklarını anlatıyor:

“Alış fiyatı 2021 Ağustos ayında 420 TL olarak açıkladığında enflasyon şimdiki gibi değildi. Hemen ardından yaşanan enflasyonist gelişmelerle bu sezonun üretimine başlamak, büyük bir risk almak anlamına geliyor.”

Advertisement

Ceylan da 2017-2018 yılından bu yana üretim maliyetlerin hızla arttığını ama çiftçiden alış fiyatının aynı oranda artmadığını söyleyerek, enflasyonun görece daha düşük olduğunu geçen sezon bile “zar zor” üretim yaptıklarını anlatıyor.

Ancak üreticilerin tek sorunu, yüksek girdi maliyetleri değil.

‘Fabrikalar özelleştikten sonra fire oranları yükseldi, şeker oranları düştü’
Çiftçilerin fabrikaya teslim ettikleri pancarlardan ilk önce toprak vb. yabancı maddeler ayrılıyor, ardından ürünün şeker oranına göre çiftçiye ödeme yapılıyor.

BBC Türkçe’ye konuşan çiftçi ve uzmanlar, Çorum Şeker Fabrikası özelleştirildiğinden bu yana fabrikaya teslim ettiklerini şeker pancarlarının şeker oranlarının daha düşük çıktığını belirtiyor.

Şeker İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Sefer Kahraman, “Çorum Şeker Fabrikası özelleştirilmemişken, fire oranları yüzde 10’u geçmezdi. Ama özelleştirildikten sonra fire kesintileri yüzde 13-17’den başladı. 30 ton pancarın 3 tonu fire parasına gidiyor” diyor.

Advertisement

Çiftçi Sefa Ceylan da “Fabrika özelleştikten sonra toprak vb. gerekçelerle ürünlerde belirlenen fire oranları yükseldi, şeker oranları düştü. Devletteyken böyle değildi” diyor.

Ceylan, fabrikanın pancardan ayıklanan toprak gibi diğer maddeleri başka firmalara satarak da para kazandığını ancak bu kârı çiftçiye yansıtmadığını belirtiyor:

“Aslında sırf bu yüzden fire oranlarımızı eskiye göre düşürmesi lazımdı çünkü fabrika devletteyken topraklar bir yere satılmıyordu. Bu satışın bize de olumlu bir yansıması gerekirken, aksine bizim ücretimizden kesiliyor.”

Şeker pancarı üreticisi Osman Arslan Arslan ise fabrikanın piyasaya çok yüksek kârlılıkla satış yaptığını şöylüyor:

“Bizden 400 TL maliyetle aldıkları 16 polarlı bir ton şeker pancarından, 160 kilo şeker üretiyorlar. 50 kiloluk bir şeker torbasını ise 700 TL’ye satıyorlar, yani kilo fiyatı 14 TL.

Advertisement

“Benim bir ton pancarımdan ürettikleri 160 kilo şekeri, kilosu 14 TL’den sattıklarında 2 bin 240 TL kazanıyorlar. Yani bizden 400 liraya satın aldıkları pancarı piyasaya 2 bin 240 liraya satıyorlar.

“Tabii bir ton şeker pancarı salt 160 kilo şeker üretmiyor. Bunun küspesini, alkolünü de satıyorlar. Yan gelirleriyle beraber bu rakam 3.000 TL’nin altına düşmüyor.”

‘Ceza politikası’
Çiftçiler ayrıca, Çorum Şeker Fabrikası özelleştikten sonra yıllık şeker pancarı üretimi taahhüdünü mücbir sebeplerle yerine getiremeyen çiftçilere ciddi bir “ceza politikası” uygulandığını söylüyor.

Fabrikanın taahhüdünü dolduramayan çiftçilere uyguladığı bu ceza politikası ve “girdi maliyetlerindeki artışları dikkate almayan tavırları” gibi etkenlerle çiftçinin pancardan uzaklaştığı belirtiliyor.

Kahraman, “Özel sektördeki bazı fabrikalar, taahhüdünün altında kalan çiftçilere ceza uyguladı ve paralarını az ödedi. Hava kurak gitse bile çiftçiye ceza kesildi ve çiftçiyi küstürdüler” diyor.

Advertisement

Arslan ise Çorum Şeker Fabrikası’nın çiftçilere avans olarak sağladığı tohum ve gübrede bile kâr amacı güttüğünü belirtiyor:

“Geçtiğimiz yıl serbest piyasada üre gübresi 2 bin 700 TL ton fiyatıyla satılırken, Çorum Şeker Fabrikası bize üre gübresini 3 bin TL’ye sattı. DAP gübre piyasada 3 bin 300 liraya satılırken, DAP’tan daha düşük vasıflara sahip bir taban gübresini bize 3 bin 500 TL’ye sattı.”


Çorum Şeker Fabrikası: Hammadde temininde sıkıntı yok
Çorum Şeker Fabrikası ise BBC Türkçe’nin sorularını yazılı olarak yanıtladı. Yapılan açıklamada, fabrikan ın özelleştirilmesinden bu yana her yıl şeker üretim kotasını doldurduğu, ihtiyaç duyulan hammaddenin temini konusunda hiçbir sıkıntı yaşanmadığı belirtildi:

Açıklamada ayrıca fabrikanın, “pancarın gelişimi ve şeker varlığı açısından en iyi içerikteki gübrelerin” piyasa fiyatlarının altında çiftçiye sunulduğu vurgulandı.

Çiftçilerin ürünlerindeki fire oranlarının özelleştirme öncesine kıyasla yüksek, şeker oranlarının ise düşük çıktığı yönündeki görüşlerle ilgili olarak, “Fire analizi aşamasında yapılan işlemler fabrikamızın sunduğu online izlenebilir kayıt sistemiyle tüm üreticilerimizin erişimine açıktır. Şirket, talep edilmesi halinde fire tespiti sırasında üreticileri temsilen gözlemci bulundurulmasına muvafakat eder” denildi:

Advertisement

“Analiz yapılarak tespit edilen fireye, üretici tarafından itiraz edilmesi halinde, ikinci bir numune alınır, tekrar itiraz edilmesi halinde üçüncü numune alınarak oluşacak ortalama fire değeri sözleşmenin tarafları için kesin ve bağlayıcıdır.

“Pancardaki bedele esas polar şeker varlığının, tespiti esasları Şeker Analizi Metotları Uluslararası Komisyonu (ICUMSA) tarafından belirlenmiş analiz metoduna göre münhasıran şirketçe belirlenir ve masraflar şirket tarafından karşılanır.”

Fabrika yetkilileri ayrıca yüksek kar oranıyla satış yaparak piyasadaki şeker fiyatlarını artırıcı bir etkiye sahip oldukları iddiasını reddetti:

“Türkiye’de üretim yapan bütün şeker fabrikaları oluşan piyasa koşullarında birbirine çok yakın fiyatlarda satış yapmaktadır. Çorum Şeker Fabrikası olarak Türkiye şeker üretiminin yüzde 3,5’lik payını üretmekteyiz. Dolayısıyla piyasada şeker fiyatlarını artırıcı bir etkiye sahip olmamız söz konusu bile değildir.”

Fabrikanın açıklamasında, üretim taahhüdünü yerine getiremeyen çiftçilere uygulanan ceza politikası ile ilgili olarak ise şu ifadeler yer aldı:

Advertisement

“Mücbir sebep dışında, taahhüt ed0ilen A kotasının yüzde 90’ının altında pancar teslim eden üretici noksan pancar teslim etmiş sayılır. Ancak, 2022 sezonunda üretimin devamlılığını teşvik etmek amacıyla, yeniden üretim taahhüdünde bulunan üreticilerimize cezai müeyyide uygulanmamaktadır.”

AKP, stokçulara ceza artırımı için TBMM’ye yasa teklifi sunacak
Ekmek fiyatları neden artıyor, yeni zamlar kaçınılmaz mı?
Gübre fiyatları yükseliyor: ‘Çiftçi gübre kullanamazsa, gıda enflasyonu artacak’
Ayçiçeği, yağ üretimi için dört şehirde destek kapsamına alındı

Şeker fiyatları daha da artacak mı?

Türkiye’de şeker pancarının çiftçiden alış fiyatı 2020 yılında ton başına 336 TL, 2021 yılında 420 TL ve bu yıl için 875-1000 TL olarak belirlendi.

Çiftçiler, taban fiyatlarının “ekecek çiftçi bulunamadığı” için yükseltildiğini ancak bu fiyatların yine de yeterli üretim maliyetlerini karşılamak için yeterli olmadığını söylüyor.

Güncel gübre ve mazot fiyatları karşısında çiftçiler, bu yıl şeker pancarı ton fiyatlarının en az 1300-1500 TL olması gerektiğini savunuyor.

Advertisement

Şeker İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Sefer Kahraman ise eğer özel şeker fabrikalarına müdahale edilmezse, önümüzdeki hasat sezonunda Türkiye’de şeker fiyatlarının çok daha yüksek olacağı görüşünde:

“420 TL’den taban fiyatla aldığı şekerin torbasını bugün itibarıyla 700-800 TL’ye satan bir zihniyet, 1000 TL taban fiyatıyla alacağı şekerin torbasını en az 1200 TL’ye satacaktır.

“Eğer müdahale edilmezse ve özel şeker fabrikaları böyle serbest bırakılırsa, 2022’nin 9. ayından itibaren, şeker fiyatlarının korkunç bir rakama ulaşacağı tahmin ediliyor.”

Devamını Oku
Reklam

Ekonomi

Kira Artışlarıyla İlgili Yeni Düzenleme Geliyor!

Hükümet, son dönemde hızla artan konut kiraları için düzenleme hazırlığı yapıyor.

Kira Artış Oranı

Kiralardaki artışlar ve ev sahiplerinin kiracıları çeşitli bahaneler ile evden çıkartmasını önlemek için hükümet harekete geçti.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Hazine ve Maliye bakanlığı ile Adalet Bakanlığı kira artış oranları ve kiralama hükümleri ile ilgili yasal çalışma başlattı.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da katıldığı bir televizyon programında bu çalışmayı doğrulayarak, “Bizim, Borçlar Kanunu’nda esasında kiracıları, kiralayanı koruyan önemli hükümler var. Kötü niyetli bir şekilde bu konuda hareket edilmemiş olsa bu düzenlemeler hem kiracıları hem de ev sahiplerini gerçekten koruyor, her türlü değişime olumsuzluğa karşı da koruyor. Önemli olan burada yasanın tanıdığı bu imkanları kullanmaktan geçiyor” dedi.
‘KİRACININ KARŞILAYAMAYACAĞI MİKTARDA ARTIŞ…’

“Son zamanlarda pek çok yerde, özellikle büyükşehirler daha çok yoğun olmak üzere, bu konularda maalesef kiracıları zorlayan ve onları çıkarmak isteyen ve bu konuda kiracının karşılayamayacağı miktarda artış talep eden ev sahipleri olduğuna dair ciddi haberler var” diyen Bozdağ, şöyle devam etti:

“Bu konu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın esasında konusu. Onlar bu konuda bir çalışma yapıyorlar, Maliye Bakanı ile beraber. Adalet Bakanlığı olarak da biz de bu çalışmalara katkı veriyoruz. Henüz çalışma bitmiş değil, sürüyor. Ortada bir mesele var, bu meseleye de vaziyet ediliyor, bununla ilgili bir çalışma yürüyor. Serbest sözleşme ilkeleri çerçevesinde kiralayan ile kiracı arasındaki ilişki ile şekilleniyor. Ama yasa, bu noktada asgari müşterekleri ortaya koyuyor ve usulü koyuyor, burada haksızlık yapmak isteyene karşı kiracıyı da koruyor, ev sahibini de kiracıya karşı koruyan pek çok hükümler var. Şu kadarını ifade edebilirim, hem ev sahibinin hukukunu, hem de kiracının hukukunu koruyacak makul bir formül ortaya çıkarsa, biz bu formülle ilgili adım atabiliriz.”

Advertisement
Devamını Oku

Ekonomi

Mutfak Tüpüne Zam Geldi!

LPG’de yaşanan fiyat artışıyla birlikte bugünden itibaren mutfak tüpüne 10 lira zam yapıldı.

tüp

Hafta başından itibaren başlayan zam furyasına son olarak mutfak tüpü de eklendi.

Gazete Duvar’ın haberine göre 12 kilogramlık mutfak tüpü İstanbul’da 301 TL’den 311 TL’ye çıktı. Bir yılda mutfak tüpündeki fiyat artışı yüzde 141 oldu. Yılın ilk gününde 238 lira olan tüpe sene başından bu yana ise yüzde 30 geldi.

5 Nisan’da 316 lira olan büyük tüpe 6 mayısta 15 lira indirim yapılmıştı. LPG’de yaşanan fiyat artışıyla birlikte bugünden itibaren 10 lira zam yapıldı. 2 kilogramlık küçük tüpün fiyatı dün 58.5 TL iken bugün 60.5 TL’ye yükseldi.

KAHVE, ŞEKER, ÇAY, BENZİN VE ALKOLE DE ZAM GELMİŞTİ

Dün ise Tekel Bayiler Platformu Başkanı, şeker, Türk Kahvesi ve rakıya zam geldiğini duyurmuştu.

Advertisement

Ayrıca benzine de bugünden itibaren geçerli olmak üzere 1 lira 68 kuruş zam gelmişti.

Devamını Oku

Ekonomi

Süt’ün Litresi 21 TL’yi Gördü! Zamlar Devam Ediyor!

Üreticinin beklentisi karşılamayan çiğ süt zammı, vatandaşın süt ve süt ürünlerinde ciddi zamlara maruz kalmasına neden oldu. Marketlerde bazı yaygın markalı sütlerin bir litresi 21 liraya kadar çıktı. En ucuz süt 15,99 TL’den satılırken, bazı peynir çeşitlerinin kilosu 100 lirayı aştı.

Süt

Zarar eden süt üreticisini korumak amacıyla çiğ süte yapılan zamlar üreticiye yaramadığı gibi vatandaşı da zamma boğdu.

Üreticinin beklentisini karşılamayan çiğ süt zammı sonrası marketlerde bir litre süt 21 liraya, bir kilo peynir ise 100 liraya fırladı.

Market fiyatlarına göre, 15 Mayıs’tan itibaren geçerli olan çiğ süt zammı, bu ürünlerin perakende fiyatlarında yaklaşık yüzde 30’luk zamma neden oldu.

Vatandaş süt fiyatlarının 10 liraya dayanmasını bile sindirememişken, 5 ay içinde bir litre süt 20 lirayı aşmış oldu.
EN UCUZU 16 LİRA

Ülke genelinde bilinen, yaygın markalı en ucuz bir litre sütün fiyatı 15,99 liradan başlayıp, 17,99-19,99 ve 20,99 TL’ye kadar çıkarken; 800 gramlık beyaz peynirler 60-85 lira aralığında, bir kiloluk beyaz peynirler ise 80-90 liradan satılıyor. Bazı markaların bir kiloluk kaşar peynirleri ise 100 lirayı aşmış durumda.

Advertisement

Tereyağı ve yoğurt fiyatlarının geldiği seviye de dikkat çekiyor.

250 gram tereyağları 16-18 TL aralığında değişirken; son zam öncesi 35 lira olan iki kiloluk yoğurtlar 45 liradan başlayıp 52 liraya kadar çıkıyor. Bir kiloluk yoğurtlar bile 20-27 TL aralığında değişiyor.
5 AYDA YÜZDE 100’Ü AŞKIN ZAM

Bir litre sütün 10 lirayı aşması, 2021 Aralık’ta üreticinin sattığı çiğ süt fiyatlarına yapılan artışlarla olmuştu. Aralık ayında iki kez zamlanan süt fiyatları, bir litre sütün önce 10 liraya sonra 14 liraya kadar çıkmasına yol açmıştı.

Perakende süt ve süt ürünleri fiyatlarına nisan sonu, mayıs başı itibarıyla bir zam daha gelmişti. Süt üreticisinin litresini 8 liraya mal ettiği bir litre sütü 5,70 TL’den zararına sattığı mayıs başında, marketlerdeki bir litre sütün fiyatı 16 liraya çıkmıştı.

Aralık ayında litresi 10 liraya dayanan sütler, son 5 ayda yüzde 70’i aşkın zamla 20 lirayı aşmış oldu.
ÜRETİCİYE YARAMADI, TÜKETİCİYİ VURDU

Advertisement

Vatandaşı bu zamlara boğan söz konusu çiğ süt zamları ise, üreticinin beklentisi karşılamıyor.

Bir litre sütü yaklaşık 8 liraya mal eden ancak 5,70 TL’den satan üreticilerin zararını karşılamak için Ulusal Süt Konseyi (USK) çiğ süt referans fiyatlarını 7,50 TL’ye çıkardı. Ancak maliyetini karşılamayan bu fiyatlar karşısında üretici, zararı her geçen gün büyüdüğü için hayvanlarını kesime gönderiyor. Bu durumun ilerleyen dönemde hem süt hem ette büyük krize yol açması bekleniyor.

Kaynak: Sözcü

Devamını Oku

Ekonomi

Bakan Nureddin Nebati: Kurdaki Dalgalanmaları Dengeledik!

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, “Geçen yıl Aralık ayında döviz kurunda gözlemlediğimiz, piyasa gerçekliğini yansıtmayan fiyat oluşumlarını, kur korumalı mevduat ile bertaraf ettik. Kurdaki dalgalanmaları büyük oranda dengeledik” dedi.

Nureddin Nebati

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Türkiye Katılım Bankaları Birliğinin (TKBB) 21. Olağan Genel Kurulu’nda konuştu.

Nebati, “Geçen yıl Aralık ayında döviz kurunda gözlemlediğimiz, piyasa gerçekliğini yansıtmayan fiyat oluşumlarını, uygulamaya aldığımız kur korumalı mevduat ile bertaraf ettik. Enflasyonun önemli belirleyicisi olan kurdaki dalgalanmaları büyük oranda dengeledik” dedi.
‘ENFLASYONUN BU RAKAMLARA GELMESİNİN NEDENİ…’

Nebati, şu andaki enflasyonun bu rakamlara gelmesindeki en önemli etkenin ‘beklentiler’ olduğunu söyleyerek “Şimdi hedefimiz enflasyonun ana sebeplerinden biri olan beklentileri düzeltmektir. El ele vererek, birlikte adımlar atarak ve yüreğimizle halledeceğiz” diye konuştu.

“Günlerdir ilgili sektör kuruluşlarıyla bire bir toplantı yapıyoruz. Rakamları önlerine koyuyoruz” diyen Nebati, “Fahiş uygulamalara net olarak karşı durduğumuzu ortaya koyuyor ve net olarak paylaşıyoruz. Bir çabamız var, çabamız enflasyonun Türkiye’nin mutlak surette kontrol altına alınması ve hedeflerimiz doğrultusunda ilerlemesidir” diye konuştu.
‘SADECE DEVLETİN ÇÖZEBİLECEĞİ BİR SORUN DEĞİL’

Nebati’nin açıklamalarından diğer satır başları şöyle:

Advertisement

• Tüm dünyada enflasyon rekor seviyelere ulaştı, 2022 yılı bu tartışmalarla geçiyor.

• Tüm dünya son 40 yılın en yüksek enflasyon oranlarıyla karşı karşıya. Bazı ülkelerde, örneğin İspanya’da üretici fiyatları negatiflerden yüzde 40’lara erişmiş seviyede.

• Enflasyonu sadece devletin çözebileceği bir sorun olarak görmüyoruz. Günlerdir ilgili sektör kuruluşlarıyla bire bir toplantı yapıyoruz. Rakamları önlerine koyuyoruz.

• Fahiş uygulamalara net olarak karşı durduğumuzu ortaya koyuyor ve net olarak paylaşıyoruz. Bir çabamız var, çabamız enflasyonun Türkiye’nin mutlak surette kontrol altına alınması ve hedeflerimiz doğrultusunda ilerlemesidir. Bunu yapacağız, bizimle birlikte olanlarla yapacağız. Bu işi başaracağız. Yanlış yapanın üstüne de gideceğiz.

Advertisement
Devamını Oku

Ekonomi

İşsizlik 2022’de Arttı! İşte TÜİK Verileri…

TÜİK’in resmi verilerine göre işsiz sayısı, yılın ilk çeyreğinde bir önceki döneme göre 50 bin kişi artarak 3 milyon 845 bin kişi oldu. Geniş tanımlı işsizlik yüzde 22,6 oldu.

İşsizlik Rakamları

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2022 ilk çeyrek işsizlik oranlarını açıkladı. Buna göre işsizlik ilk çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 50 bin kişi artarak 3 milyon 845 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık artış ile yüzde 11,4 seviyesinde gerçekleşti.

İstihdam edilenlerin sayısı 2022 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 188 bin kişi artarak 29 milyon 964 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puanlık artış ile yüzde 46,6 olarak gerçekleşti. Bu oran erkeklerde yüzde 64,0 iken kadınlarda yüzde 29,5 olarak gerçekleşti.

GENÇ İŞSİZLİK YÜZDE 21,1

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki çeyreğe göre 0,3 puanlık azalış ile yüzde 21,1 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 18,5, kadınlarda ise yüzde 26,0 olarak tahmin edildi.

GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİK DEĞİŞMEDİ

Advertisement

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü (geniş tanımlı işsizlik) oranı 2022 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre değişim göstermeyerek yüzde 22,6 oldu.

Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,6 iken potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,8 olarak tahmin edildi.

HAFTALIK ÇALIŞMA SAATİ 45,2’YE YÜKSELDİ

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2022 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,6 saat artarak 45,2 saat olarak gerçekleşti.

Advertisement
Devamını Oku
Reklam

Çok Okunanlar