Connect with us

Dünya

Ukrayna’nın İşgali ve Savaş, Rusya Ekonomisini Ne Kadar Etkiledi?

Savaşta planlar gerçekleştirilemeyince işler hızlıca kontrolden çıkabilir.

Ukrayna Rusya

24 Şubat’ta Ukrayna’yı işgal emri verirken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin‘in kafasında ne olduğunu bilmek imkansız olsa da çoğu uzman, Putin’in birkaç gün içinde zafere ulaşacağını sandığını düşünüyor.

Aradan geçen bir ayda çatışma bir yıpratma savaşına dönüştü. Amerikan düşünce kuruluşu Atlantic Council için bir makale yazan askeri analistler Benjamin Johnson, Tyson Wetzel ve J.B. Barranco, Rusya‘nın Ukrayna direnişini ezmek için acımasız taktikler uyguladığını söylüyor:

Rusya‘nın bu yıpratma savaşında Ukrayna‘nın kaynaklara erişimini kesmeyi, Karadeniz’le bağlantısını koparmayı ve Ukraynalı çiftçilerin ekinlerini toplayamaması sonucunda kıtlığa yol açmayı planladığını düşünüyoruz.”

Fakat uzun bir savaşın Rusya için maliyeti de fazla olur. Esas soru, bunun ne kadar yüksek olacağı.

Uzmanlar çok sayıda Rus askeri aracının Ukrayna’da bozulmasının, Moskova’nın karşılaştığı lojistik sorunların göstergesi olduğunu düşünüyor

Advertisement

İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Royal United Services Institute’ta Avrupa güvenliği araştırmacısı olarak çalışan Ed Arnold, “Askeri operasyonları sürdürmek maliyetli bir iştir, özellikle de birlikler ana üslerinden uzakta olduğunda” diyor ve ekliyor:

“Büyük miktarda mühimmat depolamak, araçlara yakıt ve askerlere gıda sevkiyatı yapmak gerekir.”

Rusya’nın savaşta lojistik problemler yaşadığının birden fazla göstergesi var. Bunlardan en göze çarpanı, bozuldukları için tarlalarda terk edilen Rus askeri araçları.

Arnold, “Muhtemelen bu operasyonun birkaç gün süreceğini düşünüyorlardı ve bu yüzden yeterince hazır değillerdi” diyor.

Kiev’e yönelen Rus konvoyu yol boyunca sorunlarla karşılaşmıştı

Advertisement

Akademisyen ve ABD Donanması’ndan emekli amiral James Stavridis Rusya’nın maddi kaynaklarının azalmaya, savaşın maliyetinin de artmaya devam ettiğini söylüyor.

Rusya yaklaşık 600 milyar dolarla dünyanın en büyük döviz rezervlerinden birine sahip olsa da, bunun büyük bir kısmı Batı ülkelerindeki banka hesaplarında ve yaptırımlar nedeniyle Moskova bunlara erişemiyor.

Savaşın Rusya’ya maliyeti ne kadar?
Ukrayna hükümetine danışmanlık yapan Center for Economic Recovery adlı bir grup ekonomiste göre işgalin ilk 23 gününün Rusya’ya doğrudan askeri maliyeti 19,9 milyar dolar oldu.

Kremlin’in 9 milyar dolarlık askeri ekipmanı imha edildi.

Bunlara bir de seyir füzelerinin maliyetini ve ölen insanlar nedeniyle önümüzdeki 40 yıl boyunca ekonomide yaşanacak potansiyel azalışı da eklemek lazım.

Advertisement

Ukrayna 19 Mart’ta 14 bin 400’den fazla Rus askerinin öldürüldüğünü açıklamıştı.

Tahliye masrafları, yaralıların tedavisi, mühimmat ve yakıt harcamaları, askerlerin beslenmesi ve yedek parçalar da toplam maliyete eklenebilecek diğer harcama kalemleri.

Bu tahmini maliyetleri teyit etmek mümkün değil. BBC’ye bilgi veren uzmanlar, belirsizliklerin büyüklüğü nedeniyle ihtiyatlı olsa da savaşın Rusya’ya maliyetinin çok büyük olduğunu düşünüyor.

Yaptırımların ardından Rus rublesi değer kaybetti, enflasyonda büyük bir artış yaşandı

Bu Batı’nın yaptırımlarının ne kadar etkili olacağına bağlı.

Advertisement

Avrupa ülkelerinin Rus gazını almayı bırakıp bırakamayacağı da bir diğer önemli faktör.

Avrupa Birliği’nin doğal gaz ithalatının yüzde 40’a yakını Rusya tarafından sağlandığı için bu çok zor bir iş.

Birkaç Rus bankasının SWIFT ödeme sisteminden dışlanmasının ardından diğer Rus bankaları da benzer bir yaptırıma tabi tutulursa işler değişebilir. Putin sattığı gaz karşılığında döviz alamayabilir.

Son olarak Rusya’nın bütün bunlara ne kadar dayanabileceği müttefiklerine de bağlı. Özellikle de bir tanesine.

Çin faktörü

Advertisement

Uzmanlar Çin’in çatışmayı etkileyebileceği konusunda hemfikir olsa da Pekin’in niyeti konusunda fikir ayrılıkları var.

Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Le Yunçeng 19 Mart’taki konuşmasında Batı’nın uyguladığı yaptırımların “ölçüyü aştığını” söyledi, tek taraflı yaptırımların Rus vatandaşlarının yabancı varlıklara erişimini “yok yere” kısıtladığını belirtti:

“Tarih bizlere gösteriyor ki yaptırımlar sorun çözemez. Yaptırımlar sadece sıradan insanlara, ekonomik ve finansal sisteme zarar verir. Küresel ekonomiyi kötüleştirir.”

Lancaster Üniversitesi’nden Renaud Foucart, Çin’in Rusya için hayati öneme sahip olduğunu düşünüyor. Özellikle de Rusya’nın karşılaştığı zorlukların büyüklüğü düşünülünce…

Foucart “Yaptırımlar devam ederse Rusya, Çin ve Belarus dışındaki tüm ana ticaret ortaklarından mahrum kalacak” diyor.

Advertisement

İspanya’daki IE Business School’dan profesör Maxim Mironov, bunun büyük bir bağımlılık ilişkisi olduğunu söylüyor:

“Çin Rusya’dan çok ucuza hammadde alacak, Rusya’nın ihtiyaç duyduğu ürünleri ise çok pahalıya satacak.

“Çin Rusya’ya koloni muamelesi yapacak. Bu savaşın tek kazananı Pekin olacak.”

Moskova Batı’nın yaptırımlarının Rusya gibi büyük bir ülkeyi izole edemeyeceğini belirtiyor.

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov 5 Mart’taki konuşmasında “Dünya Avrupa ve ABD’nin bir ülkeyi izole edebilmesi için çok büyük. Özellikle de Rusya gibi büyük bir ülkeyi…” demişti.

Advertisement

Fakat Rus rublesi büyük değer kaybetti. Moskova Borsası neredeyse tamamen kapalı tutuldu. Enflasyon yükseldi ve faizler iki katına çıktı.

400’den fazla yabancı şirket ülkeyi terk etti.

Bazı tahminlere göre Rus ekonomisi yüzde 7 ile 15 arasında küçülebilir.

Rus hükümetinin borçlarını ödeyemeyerek temerrüde düşeceğinden endişe edenler de var.

Mironov, “Rusya’da endüstrinin çarkları durmak üzere” dedi.

Advertisement

Foucart önümüzdeki haftalarda savaşın maliyetinin Putin’in karşılayabileceğinden çok olup olmayacağını belirleyecek iki faktör olduğunu söylüyor.

Bunlardan ilki Rus ordusu ve savunma sanayisinin Batı’dan teknoloji ithalatı yapamadan devam edebilme kapasitesi.

İkincisi ise yaptırımların yarattığı etkinin Rusya kamuoyunda Putin’e desteği ne kadar azaltacağı.

Dünya

Finlandiya’dan Türkiye Açıklaması! Anlaşmaya Varabiliriz…

Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinisto, ülkesinin NATO’ya üyeliğiyle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın itirazına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Sauli Niinisto

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından önce Rusya ile bin 300 kilometrelik sınırı paylaşan Finlandiya, ardından da İsveç, NATO’ya resmi olarak üyelik sürecinin başlatıldığını duyurdu. Türkiye’nin bu sürece itirazları sürerken Finlandiya Cumhurbaşkanı’ndan bugün yeni bir açıklama geldi.

Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinisto İsveç parlamentosuna hitaben yaptığı konuşmada, 30 uluslu NATO ittifakına katılma konusunda Türkiye ile bir anlaşmaya varabileceklerini söyledi.

Niinisto, “Türkiye’den gelen açıklamalar son birkaç gün içinde çok hızlı bir şekilde değişti ve daha da sertleşti.” dedi. Niinisto, “Ama yapıcı tartışmalarla durumu çözeceğimize eminim” ifadelerinde bulundu.

ERDOĞAN KARŞI ÇIKMIŞTI

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Finlandiya ve İsveç’in Türkiye’ye yaptırım uygulaması ve Ankara’nın terör örgütü olarak gördüğü örgütlere karşı tavır almaması halinde NATO’ya üyeliklerine onay vermeyeceğini söylemişti.

Advertisement

Ancak Erdoğan’ın karşı çıkmasına rağmen, önceki gün Finlandiya bugün de İsveç resmi olarak NATO’ya üyelik sürecini başlattı. İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde, bugün, tarihi bir adım atarak, ülkesinin NATO’ya resmi başvurusunu imzaladı.

Devamını Oku

Dünya

NATO Krizi Büyüyor! Vladimir Putin Bir Kez Daha Tehdit Etti!

NATO’ya üye olmak istediklerini duyuran Finlandiya ve İsveç, ilk tepkiyi Rusya’dan görmüştü. Bu durumu tehdit olarak algıladıklarını belirten Kremlin, iki ülkenin geri adım atmaması üzerine bir kez daha gözdağı verdi. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, “Bu büyük bir hata. Geniş kapsamlı sonuçları olur. İsveç ve Finlandiya’nın güvenliğinin bu kararın sonucunda güçlendirilemeyeceği bize göre çok açık. Askeri gerilimin genel seviyesi artacak” dedi.

Vlademir Putin

Geçtiğimiz hafta Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya başvuruda bulunacaklarını açıklamalarının ardından tüm dünyanın gözü bu bölgeye çevrilmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan da konuyla ilgili “İskandinav ülkeleri terör örgütü misafirhaneleri gibi. Olumlu bakmamız mümkün değil” demişti.

“NATO’YA GİRMELERİ KESİNLİKLE RUSYA İÇİN TEHDİTTİR”
Sınırlarında bulunan ülkelerin NATO’ya katılmasını istemeyen Rusya ise bu duruma çok daha sert bir tepki vermişti. Geçtiğimiz dönemde NATO üyeliği konusunda Finlandiya ve İsveç’i uyaran Kremlin, bu kez de “Finlandiya’nın NATO’ya girmesi kesinlikle Rusya’ya tehdittir. NATO’nun genişlemesi Dünya’yı ya da Avrupa’yı daha istikrarlı yapmayacak” açıklamasını yapmıştı.

“GENİŞ KAPSAMLI SONUÇLARI OLACAK”
Geçen kısa süre zarfında Finlandiya ve İsveç’in geri adım atmak bir yana, NATO başvurusu için süreci hızlandırmaları Rusya lideri Putin’i daha da küplere bindirdi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Finlandiya ve İsveç’e olası katılımını ‘büyük bir hata’ olarak nitelendirdi ve geniş kapsamlı sonuçları olacağını vurguladı.

“ASKERİ GERİLİMİN SEVİYESİ ARTACAK”
Interfax’ın açıklamasına göre Ryabkov “Durum, elbette koşullar ışığında kökten değişiyor. Ancak İsveç ve Finlandiya’nın güvenliğinin bu kararın sonucunda güçlendirilemeyeceği bize göre çok açık. Onlar da böyle yanılsamalarına sahip olmamalılar. Askeri gerilimin genel seviyesi artacak, bu alanda öngörülebilirlik azalacaktır. Yazık ki sağduyu, bazı hayali hükümlere karşı kurban ediliyor” dedi.

NÜKLEER SİLAHLA TEHDİT EDİYORLAR
Rus devlet televizyonu da dün, Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katıldıktan sonra topraklarında askeri üslere izin vermesi halinde Moskova’nın Avrupa sınırlarına taktik nükleer silah konuşlandırabileceğini söylemişti. Russia 1’de sürece ilişkin konuşan bir yorumcu, “Resmi sebepleri korku. Ama NATO’da daha çok korkacaklar. İsveç ve Finlandiya’da NATO üsleri göründüğü an, Rusya’nın taktik nükleer silahları konuşlandırmak ve tehdidi etkisiz hale getirmekten başka seçeneği kalmayacak” demişti.

Advertisement
Devamını Oku

Dünya

Antony Blinken Mevlüt Çavuşoğlu İle Finlandiya Ve İsveç’i Görüştü!

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılımını görüştüğünü ifade ederek, iki ülkenin üyeliği konusunda uzlaşmaya varılabileceğinden emin olduğunu aktardı.

Antony Blinken

Almanya’nın Başkenti Berlin’de düzenlenen NATO Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantısı’nın ardından basın toplantısı düzenleyen Antony Blinken, Çavuşoğlu ile yaptığı görüşme ya da NATO oturumları hakkında detay vermeyeceğini belirterek şöyle dedi:

  • Konu İsveç ve Finlandiya’ya ve onların NATO’ya muhtemel üyeliklerine gelince, bu bir süreçtir. Ve NATO bir diyalog yeridir, tartışma yeridir. Sahip olabileceğimiz farklılıklar hakkında konuşmak için bir yer. Finlandiya ve NATO için çok güçlü bir destek duydum. Eğer ittifaka katılmayı seçerlerse bu konuda fikir birliğine varacağımızdan çok eminim.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise NATO Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantısı’nın ardından düzenlediği basın toplantısında, İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde ve Finlandiya Dışişleri Bakanı Pekka Haavisto ile yaptığı üçlü görüşmede hem de NATO toplantısında İsveç ve Finlandiya‘nın terör örgütü PKK/YPG’ye verdiği desteği gündeme getirdiklerini açıklamıştı.

Devamını Oku

Dünya

Avrupa Birliği,Rusya İle Yaşanan Doğalgaz Krizini Çözmeye Çalışıyor

Rusya ve Avrupa arasında doğalgaz krizi sürerken AB’den geri adım geldi. AB kaynaklarına göre Rusya’nın ruble ile ödeme talebinin kabul edilmesinin önü açılabilir.

Rusya Gazı Avrupa

Avrupa Birliği, Rusya ile yaşanan doğalgaz krizini çözmeye çalışıyor. Birlik, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ruble cinsinden ödeme talepleri için masaya oturdu.

Bloomberg’in AB kaynaklarından aktardığına göre; Avrupa Komisyonu, üye ülkelerin hükümetlerine, şirketlerin Gazprombank’ta hesap açmasının önünün açılacağını duyurdu.

Hazırlanan ödeme rehberinin ruble ile ödeme yolunu engellemediği ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından AB yaptırımlarına uygun olarak satın almalara izin vereceği söylendi.

AVRUPA, RUSYA’YA BAĞIMLI

Putin, 31 Mart’ta ödemelerin ruble olarak yapılmaması halinde gaz ihracatının durdurulacağını söylemişti. Avrupa ülkeleri ise evleri ve enerji endüstrisini ısıtmak için büyük ölçüde Rus gazına bağımlı.

Advertisement

Putin’in restinin ardından Avrupalı ​​şirketler, Moskova’nın Ruble ile ödeme talebini nasıl karşılayabileceklerini ve Rusya Merkez Bankasına uygulanan yaptırımları ihlal etmeden gaz akışını nasıl sürdürebileceklerini bulmak için haftalardır çalışıyor.

ÖDEME REHBERİ GÜNCELLENDİ

Başlangıçta AB, Putin’in talep ettiği ödeme mekanizmasının Moskova’ya sürecin tam kontrolünü verdiğini, sözleşmeleri ve AB yaptırımlarını ihlal ettiğini değerlendiriyordu.

Ancak Avrupa Komisyonu cuma günü yaptığı kapalı toplantıda üye ülkelere Gazprombank’ta euro veya dolar cinsinden hesap açmanın önünü açtı. Komisyon, ruble cinsinden hesap açmanın yaptırım ihlali olup olmadığı konusunda ise tam bir bilgi vermedi.

Kaynaklar, üye ülkelere sunulan güncellenmiş rehberliğin bu noktayı ele almadığını söyledi.

Advertisement

ZAMAN DARALIYOR

Ödeme rehberine göre dolar ve euro cinsinden yapılan ödemelerle şirketlerin yükümlülüklerini yerine getirdiği varsayılacak. Ancak durumun netleşmemesi yine de şirketleri endişelendiriyor.

İtalya Başbakanı Mario Draghi, bu hafta başlarında Avrupalı ​​şirketlerin yaptırımları ihlal etmeden doğalgazı ruble olarak ödeyebileceklerini söylemişti.

Birçok firmanın ödeme tarihleri ​​bu ay doluyor. Ödeme gerçekleşmezse bazı Avrupa ülkelerine gaz akışı kesilebilir. Daha önce Polonya ve Bulgaristan Rusya’nın taleplerine uymadığı için gaz arzı kesilmişti.

Advertisement
Devamını Oku

Dünya

Finlandiya’dan NATO Açıklaması!

Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, ülkesinin NATO’ya resmi başvuruda bulunacağını açıkladı.

Finlandiya Bayrağı

Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinisto, bugün yaptığı açıklamada, ülkesinin NATO askeri ittifakına üyelik başvurusunda bulunacağını doğruladı.

Duyuru, Niinisto ve Başbakan Sanna Marin’in Perşembe günü Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin yol açtığı büyük bir politika değişikliğinde NATO üyeliğinden yana olduklarını söylemelerinin ardından geldi.

Finlandiya ile uzun bir kara sınırını paylaşan Kremlin yönetimi, Helsinki’nin transatlantik ittifakına katılmasının hata olacağını ve ikili ilişkilere zarar vereceğini söylemişti.

Devamını Oku
Reklam

Çok Okunanlar