Dünya genelinde doğum oranlarının düşmeye devam ettiği bu dönemde, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yayımladığı kapsamlı rapor dikkat çekti. Rapora göre, üreme çağındaki her altı kişiden biri yaşamının herhangi bir döneminde kısırlık sorunu yaşıyor. Bu sonuç, hem bireylerin hem de toplumların karşı karşıya olduğu kritik bir sağlık sorununu gözler önüne serdi.
DSÖ: “Her Altı Kişiden Biri Kısırlık Yaşıyor”
DSÖ’nün raporu, kısırlığın erkek veya kadın üreme sistemine bağlı bir hastalık olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen 12 ay içinde gebelik oluşmaması, kısırlığın temel tanımı olarak kabul ediliyor. Örgüte göre kısırlık; erkek, kadın veya sebebi açıklanamayan faktörlerden kaynaklanabiliyor.
Kısırlığın tedavisinde ise tüp bebek (IVF) ve diğer tıbbi destekli üreme yöntemlerinin önemli bir yere sahip olduğu vurgulanıyor.
Kısırlığın Nedenleri: Erkek ve Kadında Farklı Etkenler
DSÖ raporunda, kısırlığın nedenlerine ilişkin önemli tespitler yer alıyor:
- Erkeklerde kısırlık: Sperm eksikliği, spermin anormal şekli (morfoloji), düşük hareketliliği (motilite) veya meni kanalındaki tıkanıklıklar.
- Kadınlarda kısırlık:
- Tıkalı fallop tüpleri (tedavi edilmemiş enfeksiyonlar, güvenli olmayan kürtaj, doğum sonrası enfeksiyonlar veya cerrahi komplikasyonlardan kaynaklanabilir)
- Miyom gibi rahim bozuklukları
- Polikistik Over Sendromu (PKOS) ve diğer yumurtalık bozuklukları
- Üreme hormonlarını etkileyen endokrin sistem sorunları
Raporda, kısırlığın birincil (hiç gebelik elde edilememesi) ve ikincil (en az bir gebelik sonrası tekrar gebeliğin oluşmaması) şeklinde ikiye ayrıldığı da ifade edildi.
Doğurganlık Hizmetlerine Erişim Hâlâ Zor
DSÖ’ye göre, doğurganlık tedavilerine eşit erişim dünya genelinde büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde bu hizmetler sağlık sigortası kapsamına alınmıyor. Bu da milyonlarca kişinin tedaviye ulaşmasını engelliyor.
Önlem ve Tedavi İçin Yeni Öneriler
Raporda, kısırlığın önlenmesi ve tedavi süreçlerine ilişkin öneriler de açıklandı.
DSÖ, sigara kullanımı, tedavi edilmeyen cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar ve sağlıksız yaşam tarzı gibi risk faktörleri konusunda farkındalık artırılması gerektiğini vurguluyor.
Ayrıca hem erkeklerin hem de kadınların gecikmeden tanı süreçlerine dahil edilmesi ve en etkili, aynı zamanda en ekonomik tedavi seçeneklerine erişimin sağlanması gerektiği belirtiliyor.
